Kategori: Genel

  • Apartman Yöneticisi Atanması İstemine İlişkin Dilekçe

    Apartman Yöneticisi Atanması İstemine İlişkin Dilekçe

    Apartman yöneticisi atanması istemi, kat mülkiyeti kanunu çerçevesinde, apartman veya site yönetiminde görev alacak yöneticinin belirlenmesi amacıyla malik veya kat malikleri tarafından mahkemeye yapılan başvurudur. Kat maliklerinin yönetim görevini yerine getirmemesi, yöneticinin bulunmaması veya mevcut yöneticinin görevini kötüye kullanması durumunda bu yol gündeme gelir.

    Mahkeme aracılığıyla yapılan yöneticinin atanması, apartman veya site yönetiminin düzenli yürütülmesini sağlar. Talep, maliklerin çoğunluğu tarafından verilebilir ve atanacak kişinin görev ve yetkileri mahkeme kararıyla belirlenir. Bu atama, ortak yaşamın düzenini, aidatların takibini ve ortak alanların bakımını güvence altına alır.

    Apartman yöneticisi atanması isteminde, talebin gerekçeleri açıkça belirtilir. Örneğin mevcut yöneticinin görevini yerine getirmemesi, aidat toplama sorunu veya ortak alanların bakımsızlığı, mahkemeye sunulan başvuruda yer alır. Mahkeme, başvuruyu incelerken apartmanın yönetim planı, kat malikleri arasındaki çoğunluk durumu ve mevcut yönetim eksikliklerini değerlendirir.

    Atanan yönetici, mahkeme kararına göre hareket eder ve görevini belirlenen yetkiler çerçevesinde yürütür. Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, apartman veya site yönetiminde yaşanan aksaklıklar giderilmeye başlanır ve maliklerin hakları korunur.

    Apartman yöneticisi atanması istemi, ortak yaşamın düzenli sürdürülmesi ve hukuki güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşır. Bu nedenle talebin, mahkeme prosedürüne uygun şekilde hazırlanması ve gerekçelerinin açık olarak sunulması, başvurunun kabul edilme ihtimalini artırır ve yönetim sürecinin sağlıklı işlemesini sağlar.



    Apartman Yöneticisi Atanması İstemine İlişkin Dilekçe Örneği

    … SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVACI:

    TC KİMLİK NUMARASI         :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                            :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    ADRES                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    DAVALİ:

    ADRESİ                            :

    KONU                               :  Apartman Yöneticisi Atanması İstemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilim … adresinde bulunan … Apartmanı’nda oturmaktadır. …  Daireli apartmanda, …/…/… tarihinde son yapılan genel kurul toplantısında gerekli oy oranları sağlanamamış ve yönetici seçmek mümkün olmamıştır. (EK-1)

    2-) Apartman oldukça sorunlu bir binadır. … işleri yapılmaktadır.  Şu anda tüm bu işler sahipsiz kalmıştır.

    3-) Yasa gereği, kendi yöneticisini seçemeyen apartman sakinlerine mahkemenizce yönetici seçilmesini istemekteyiz.

    HUKUKİ NEDENLER  : 634 S. K. m. 34

    HUKUKİ DELİLLER    :

    1-) Yönetim planı,

    2-) Karar defteri.

    3-) Bilirkişi İncelemesi.

    SONUÇ VE İSTEM                : Yukarıda açıklanan nedenler ile müvekkilin oturmakta olduğu,        … Apartmanı’na mahkemenizce yönetici atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/…/…

    EKLER                                     :

    1-) Yönetim planı,

    2-) Karar defteri.

    3-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Davacı Vekili

  • Vasiyetnamenin Tenfizi İstemine Dair Dilekçe

    Vasiyetnamenin Tenfizi İstemine Dair Dilekçe

    Vasiyetnamenin tenfizi istemi, bir kişinin vefatından sonra bıraktığı vasiyetin mahkeme tarafından uygulanmasını sağlamak amacıyla açılan davayı ifade eder. Türk Medeni Kanunu’na göre, vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıların haklarının ve malvarlığının dağıtımını belirler. Ancak bazı durumlarda vasiyetnamenin geçerliliği, kapsamı veya uygulanabilirliği konusunda ihtilaflar çıkabilir. İşte bu hâllerde tenfiz talebi gündeme gelir.

    Tenfiz istemi, vasiyetnamenin hukuka uygun şekilde düzenlendiğini ve uygulanabilir olduğunu göstermek amacıyla yapılır. Mahkeme, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygunluğunu, mirasçılar üzerindeki etkilerini ve varsa irade sakatlıklarını değerlendirir. Geçerli bir vasiyetname, mirasçıların haklarına halel getirmemeli ve hukuka uygun olmalıdır.

    Vasiyetnamenin tenfizi talebinde, mahkeme vasiyetin aslını, tanık beyanlarını ve gerekli belgeleri inceler. Vasiyetnamenin içerdiği hükümlerin, miras hukuku çerçevesinde uygulanabilirliği denetlenir. Özellikle mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, mahkeme kararının bağlayıcılığı önem kazanır.

    Uygulamada, vasiyetnamenin tenfizi, mirasın adil şekilde dağıtılması ve mirasçılar arasında doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Tenfiz kararı, vasiyetin uygulanmasını güvence altına alır ve mirasçılar için hukuki kesinlik sağlar.

    Vasiyetnamenin tenfizi istemi, hak ve sorumlulukların netleşmesi için kritik bir mekanizmadır. Bu nedenle talebin hukuki çerçevede ve doğru prosedürle yapılması, miras sürecinde tarafların hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.



    Vasiyetnamenin Tenfizi İstemine Dair Dilekçe Örneği

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVACI  (TC No)                         :

    ADRES                                         :

    VEKİLİ                                        :

    ADRES                                         :

    DAVALI                                       :

    ADRESİ                                               :

    KONU                                           : Vasiyetnamenin Tenfizi İstemimizi içerir dilekçemizdir.

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z 

    1-)Muris … …, …/…/… tarihinde vefat etmiş ve … Noterliğinin …/…/… Tarih ve …/… yevmiye numaralı vasiyetnamesi (… Sulh Hukuk Mahkemesinin …/…/… Tarih ve …/… Esas …/… Karar sayılı kararı ile açılarak okunmuştur.)

    2-)Vasiyetnamenin açılmasından sonra davalıların vasiyetnamenin iptali için … Hukuk Mahkemesinde açtıkları dava …/…/… Tarih ve …/… Esas ve …/… Karar sayılı kararla reddolunmuş ve bu karar ../../2022 tarihinde kesinleşmiştir.

    3-)Vasiyetname kesinlik kazanmış bulunmaktadır. Davalılar vasiyetin gereğini henüz yerine getirmemişlerdir. Dava konusu vasiyetnamede müvekkil lehine vasiyet edilen … … adresinde bulunan, … ada … pafta … parselde kayıtlı … m2 taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkil adına tescilini sağlamak üzere işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER              : 4721 S. K. m. 600.

    HUKUKİ DELİLLER                 :

    1)

    2)

    SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, … Hukuk Mahkemesinin …/…/… Tarih ve …/… Esas …/… Karar sayılı kararı ile açılan ve … Noterliğince …/…/… Tarih ve …/… yevmiye numarasıyla düzenlenen vasiyetnamenin tenfizi ile … … adresinde bulunan, … ada … pafta … parselde kayıtlı … m2 taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkil adına tesciline karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını bilvekale talep ederim.  …/…/…

    Davacı Vekili

                                                                                                                                               Av.

  • Hakaret Manevi Tazminat Davası Dilekçesi

    Hakaret Manevi Tazminat Davası Dilekçesi

    Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası, kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen söz, yazı veya davranışlar nedeniyle uğradığı manevi zararın giderilmesi amacıyla açılan bir dava türüdür. Türk Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, kişilik haklarına yapılan hukuka aykırı saldırılar manevi tazminat talebine konu edilebilir.

    Hakaret fiili; bir kimseye yönelik aşağılayıcı, küçük düşürücü veya itibarını zedeleyici nitelikte ifadelerin kullanılmasıyla ortaya çıkar. Bu ifadeler sözlü, yazılı veya görsel yollarla gerçekleşebilir. Hakaretin kamuya açık bir ortamda ya da üçüncü kişiler huzurunda yapılması, ihlalin ağırlığını artıran unsurlar arasında yer alır.

    Manevi tazminat davasında, davacının kişilik haklarının ihlal edildiğini ve bu ihlal nedeniyle manevi zarara uğradığını ortaya koyması gerekir. Mahkeme, olayın gerçekleşme biçimini, tarafların sosyal durumunu, hakaretin niteliğini ve etkilerini değerlendirerek uygun bir tazminat miktarına hükmeder. Manevi tazminatın amacı, zarar görenin yaşadığı elem ve üzüntüyü bir nebze olsun gidermektir.

    Hakaret fiili aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç teşkil edebilir. Ceza davası ile manevi tazminat davası birbirinden bağımsız olmakla birlikte, ceza yargılamasında verilecek karar, hukuk davası açısından delil niteliği taşıyabilir. Bu durum, davanın seyrini etkileyen önemli bir unsurdur.

    Hakaret nedeniyle manevi tazminat davası, kişilik haklarının korunması ve hukuka aykırı davranışların caydırılması açısından önemli bir hukuki araçtır. Bu sürecin doğru şekilde yürütülmesi, hem hak ihlalinin tespiti hem de adil bir sonuca ulaşılması bakımından büyük önem taşır.



    Hakaret Manevi Tazminat Davası Dilekçesi Örneği

    … () ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

    DAVACI:

    TC KİMLİK NUMARASI :

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              :

    DAVALİ:

    ADRESİ                            :

    DAVA DEĞERİ              

    KONU                               : Hakaret sebebi ile Manevi Tazminat İstemimizden İbarettir.

    AÇIKLAMALAR             :

    1-) Davalı,    …/ …/ … tarihinde,  … adresinde bulunan … isimli pastanede müvekkilimiz ve o sırada olaya tanık olan bir kısım mahalle sakini ile birlikte otururken, müvekkilimize dönerek, pastanede bulunan insanların da duyabileceği bir ses tonuyla ve oldukça yakışıksız bir tarzda, özetle, müvekkilin önceki gün apartmanın önüne park ettiği arabasını park etme şeklinden dolayı beceriksiz olduğundan bahisle alay edercesine ve beceriksizlik isnadında bulunmak suretiyle müvekkilimize hakaret etmiştir.

    2-) Müvekkilimiz, … yıldır aynı mahallede yaşamakta olup, davalının anılan eylemi, müvekkilimizin yıllardır tanıdığı ve ailece görüştüğü insanların gözünde küçük düşmesine, onurunun kırılmasına ve saygınlığının zarar görmesine neden olmuştur. Müvekkilimiz, yaşadığı olay nedeni ile psikolojik sarsıntı yaşamıştır.

    3-) … Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan şikayet sonucu açılan dava neticesinde, … … Ceza Mahkemesi’nin …/ … E. …/ … K. sayılı dosyasında davalının hakaret suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş;  (EK-1) müvekkilimizin yaşadığı bu olumsuzluğun, davalı eyleminden kaynaklandığı, ceza mahkemesi kararı ile de sabit hale gelmiştir.

    4-) Olay nedeniyle müvekkilin toplum içerisinde düştüğü kötü durum ve üzüntü ve eleminin bir nebze de olsa giderilmesini teminen, işbu tazminat davasını açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER    : 6098 S. K. m. 51, 58, 6100 S. K. m. 2, 3, 107, 5237 S. K. m. 125 ve ilgili sair mevzuat.

    HUKUKİ DELİLER         : … … Ceza Mahkemesi’nin …/ … E. …/ … K. sayılı dosyası, Tanık Beyanları.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, tahkikat sonucunda müvekkilimizin manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari…….TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan …/…/… tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

    EKLER      : 1. … Ceza Mahkemesi’nin …/ … E. …/ … K. sayılı dosyası

                          2. Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları

                           gösterir tanık listesi,

                           3. Bir adet özel yetki içerir onaylı vekaletname örneği.

    Davacı Vekili

  • Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi İstemi Dilekçesi

    Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi İstemi Dilekçesi

    Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, iki veya daha fazla kişinin ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurduğu adi ortaklığın sona erdirilmesi ve ortaklık malvarlığının paylaştırılması sürecini ifade eder. Adi ortaklıklar, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olup tüzel kişiliğe sahip değildir. Bu nedenle ortaklar arasındaki hukuki ilişki, sözleşme ve kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.

    Adi ortaklık, ortaklardan birinin fesih iradesini açıklaması, ortaklık amacının gerçekleşmesi veya imkânsız hâle gelmesi, ortaklardan birinin ölümü ya da iflası gibi nedenlerle sona erebilir. Ortaklar arasında uyuşmazlık yaşanması ve ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hâle gelmesi de fesih sebebi olarak kabul edilir. Bu gibi durumlarda adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi gündeme gelir.

    Fesih ile birlikte tasfiye süreci başlar. Tasfiye, ortaklığın borçlarının ödenmesi, alacaklarının tahsil edilmesi ve kalan malvarlığının ortaklar arasında paylaştırılmasını kapsar. Tasfiye aşamasında öncelikle ortaklığın üçüncü kişilere olan borçları ödenir. Borçların tamamlanmasının ardından kalan değer, ortakların pay oranlarına göre dağıtılır.

    Mahkeme, fesih ve tasfiye talebini incelerken ortaklık sözleşmesini, tarafların katkılarını ve uyuşmazlığın niteliğini değerlendirir. Gerekli hâllerde tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atanabilir. Tasfiye sürecinin adil ve şeffaf şekilde yürütülmesi, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesinin korunması açısından önemlidir.

    Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, özellikle ticari faaliyetlerde ciddi mali sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle sürecin hukuki çerçevede ve mevzuata uygun biçimde yürütülmesi, tarafların ileride hak kaybı yaşamaması bakımından büyük önem taşır.



    Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi İstemi Dilekçesi Örneği

    ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

    DAVACI                                                     :

    VEKİLİ                                                     :

    DAVALI                                                   :

    ADRESİ                                                   :

    KONU                                                      : Adi Ortaklığın feshi ve tasfiyesi isteminden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                                   :

    1- Müvekkilimin murisi dava dışı … … ile davalı … … arasında …/…/… tarihinde inşaat alanında faaliyet göstermek üzere bir adi ortaklık sözleşmesi kurulmuştur. (EK – 1)

    2- Ortaklık sermayesinin  toplamı … TL’dir.  Bunun … TL. si müvekkilimin murisi tarafından getirilmiş, davalı ise ortaklığa … TL. sermaye koymuştur. Ayrıca müvekkilimin murisi … …, karşılıksız olarak kendine ait iki ayrı taşınmazını ortaklığa tahsis ve bu iki taşınmazdan biri üzerinde davalı yararına … yıl süre ile irtifak hakkı tesis etmiştir.

    3- Müvekkilin murisinin …/…/… tarihinde vefat etmesi üzerine (EK – 2) müvekkil ile davalı adi ortaklığın devamı ve davalının idareci ortak olması hususunda anlaşmışlardır. Bu anlaşmanın üzerinden … yıl geçmiş olmasına rağmen davalı kar payı ödememiş, …/…/… tarih ve … yevmiye nolu ihtarlar (EK – 3) da davalı tarafından yanıtsız bırakılmıştır. İdareci ortak olan davalı, müvekkilime işlerin gidişatıyla ilgili hesap vermemekte, talebimize rağmen kar payı ödememekte, görev ve sorumluluklarını yerine getirmemektedir.

    4- 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 639. maddesinde belirtilen haklı sebep müvekkilim ve davalının ortakları olduğu şirket açısından gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasında kurulu bulunan adi ortaklığın mahkemenizce haklı sebebe dayalı olarak feshi ve ortaklık mallarının tasfiyesi için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 6098 S. K. m. 620 – 639. maddeler

    HUKUKİ DELİLLER                  :

    1-) Ortaklık sözleşmesi,

    2-) Nüfus Kaydı

    3-) İhtarname suretleri,

    4-) Bilirkişi İncelemesi

    SONUÇ VE İSTEM                     : Yukarıda açıklanan  nedenlerden dolayı müvekkilim ile davalı arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, …-… yıllarına ait kar paylarına  her yıl için ayrı ayrı % … reeskont faiz işletilerek hesaplanacak miktarın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine ve feshedilen adi ortaklığın mahkemenizce tasfiye edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

    EKLER                                      :

    1-) Ortaklık sözleşmesi,

    2-) Nüfus Kaydı

    3-) İhtarname suretleri,

    4-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Davacı Vekili

    Av.

  • Taşkın Haczin Kaldırılması Dilekçesi

    Taşkın Haczin Kaldırılması Dilekçesi

    Taşkın haczin kaldırılması, icra takibi kapsamında borcun miktarını açıkça aşacak şekilde yapılan haciz işlemlerine karşı başvurulan hukuki bir yoldur. İcra hukukunun temel ilkelerinden biri, borçlunun yalnızca borcu karşılayacak ölçüde malvarlığına el konulmasıdır. Bu ilkeye aykırı olarak yapılan hacizler taşkın haciz olarak kabul edilir.

    Taşkın haciz, borç tutarı ile orantısız biçimde fazla sayıda malın haczedilmesi, değeri borcun çok üzerinde olan mallara el konulması veya borcu fazlasıyla karşılayacak miktarda maaş ve gelir haczi uygulanması hâllerinde ortaya çıkar. Bu tür uygulamalar, borçlunun mülkiyet hakkını ve ölçülülük ilkesini ihlal edebilir.

    Taşkın haczin kaldırılması talebiyle, icra müdürlüğünün yaptığı haciz işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülür. İnceleme sırasında borcun miktarı, haczedilen malların değeri ve borcun hangi yollarla tahsil edilebileceği değerlendirilir. Amaç, alacaklının alacağını güvence altına alırken borçlunun gereksiz ve aşırı zarara uğramasının önüne geçilmesidir.

    Mahkeme veya icra müdürlüğü, taşkın haciz tespitinde bulunursa, haczin kısmen veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir. Özellikle borcu karşılamaya yetecek malvarlığı mevcutken ek hacizlerin devam ettirilmesi hukuka aykırı kabul edilir. Bu durum, icra işlemlerinin sınırlarını aşması anlamına gelir.

    Taşkın haczin kaldırılması, icra sürecinde adalet ve dengeyi sağlayan önemli bir koruma mekanizmasıdır. Bu yola başvurulması, borçlunun haklarının korunması ve icra işlemlerinin ölçülü şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Sürecin mevzuata uygun şekilde işletilmesi, telafisi güç mağduriyetlerin önüne geçilmesini sağlar.



    Taşkın Haczin Kaldırılması Dilekçesi Örneği

    ….. NÖBETÇİ İCRA HAKİMLİĞİ’NE,

    ŞİKAYET EDEN
    (BORÇLU) : VEKİLİ :
    KARŞI TARAF : … 1. İcra Müdürlüğü
    KONU : ….. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/…. E. Sayılı dosyası nezdindeki Taşkın Hacze İtiraz. AÇIKLAMALAR :
    1. …… …. MAHKEMESİ’NİN 2010/…. E. , 2012/… K. SAYI VE 20.04.2012 TARİHLİ KARARI KESİNLEŞMİŞ VE ….. 1. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN 2013/…. E.SAYILI DOSYASIYLA İLAMLI İCRAYA KONU EDİLMİŞTİR.
    Bahsi geçen ilamın konusu, Müvekkilim ….. ile …. ın boşanma davası sonucunda müvekkilim aleyhine 75.000-TL maddi-manevi tazminat ödemesine hükmedilmesidir.
    Müvekkilim bu tutarı ödeyecek miktarda nakit paraya sahip olmadığından borcu ödeyememiştir. Ancak bu bedeli ödeyebilmek için, ….’te bulunan taşınmazlarından birini satmaya çalışmıştır.

    2. Müvekkilim borcu ödemek için taşınmazını satmaya uğraşırken, eski eşi …… bu defa da müvekkilime karşı ….. Mahkemesinin 2012/…. E. no.su ile KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI açmıştır ve bu dosya üzerinden müvekkilimin adına kayıtlı bulunan toplam 5 adet taşınmazın hepsine birden İHTİYATİ TEDBİR konulmuştur.
    Müvekkilim, gayrimenkullerinin üzerinde tedbir varken hiçbir daireyi satamamış ve bu süreç yine uzamıştır.

    3. Müvekkilim, ….. İli, ….. İlçesi, ….. Mevkiinde ….Parselde kayıtlı, …Cilt ve …. sayfa no ile kayıtlı … KATTA BULUNAN … NO.LU BAĞIMSIZ BÖLÜMDE kayıtlı dairesine alıcı bulmuştur. Bunun üzerine, …..Mahkemesi Hakimliği’ne 16.01.2014 tarihinde tedbirin kaldırılması talebimizi içeren dilekçemizi sunmuştuk (EK-3) ve bu talebimiz kabul edilerek TEDBİRİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR (EK-4) Mahkemece 24.01.2014 tarihinde …. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan TEDBİRİN KALDIRILMASI hususundaki yazı ile de bahsi geçen taşınmaz üzerindeki TEDBİR KALDIRILMIŞTIR (EK-5)

    4. Anılan dosya nezdinde, TAKİP ALACAKLISI VEKİLİ, HÜKMÜN İCRAEN YERİNE GETİRİLMESİNİ TEMİNEN TEMİNAT MAHİYETİNDE MÜVEKKİLİN MALLARINA HACİZ KONULMASINI TALEP ETMİŞTİR.
    Sayın mahkemenizce tetkik edildiğinde görüleceği üzere, müvekkilin tüm taşınmazları haczedilmiştir.
    ….1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/…. E. Sayılı haciz yazıları ile ….-TL bedel ile alacaklı …. lehine, müvekkilimin tüm mal varlığına haciz işlenmiştir. Takyidatlı tapu kayıtları ektedir. (EK-6)
    5. HACZEDİLEN TAŞINMAZLARIN KIYMET TAKDİRİ YAPILMAMIŞTIR.
    Müvekkile ait 5 adet taşınmazın her birinin RAYİÇ BEDELİNİN ….-TL olduğunu gösteren 27.01.2014 tarihli belge işbu dilekçemiz ekindedir(EK-7)
    Ayrıca müvekkile ait taşınmazların yaklaşık değerleri, yüzölçümü olarak aynı niteliklere sahip ve aynı mevkiide bulunan benzer taşınmazların satılık ilanlarından görüleceği üzere 200.000-TL ile 300.000-TL arasındadır. Hürriyet Emlak, Milliyet Emlak ve Sahibinden.com internet sitelerinden alınan güncel satılık emlak ilanlarını işbu dilekçemiz ekinde sunuyoruz (EK-8)
    6. ASIL ALACAĞI, FER’İLERİ VE TAKİP GİDERLERİNİ AŞAN ÖLÇÜDE HACİZ YAPILMIŞTIR. BU DURUM İİK 85/I’E VE YARGITAY İÇTİHATLARINA AYKIRIDIR. Şöyle ki;
    YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 2000/3575 E. 2000/3801 K. ve 15.05.2000 tarihli kararında “…..HACZİ MÜMKÜN TAŞINMAZLAR AÇISINDAN DEĞER TESPİTİ YAPARAK, ALACAK MİKTARINI KARŞILAYACAK TAŞINMAZLARI BELİRLEMEK VE FAZLA HACİZLERİ KALDIRMAK GEREKİR….” demektedir.
    Ve yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; “İCRA MEMURUNUN, TAKİP KONUSU ALACAK VE TAKİP MASRAFLARINI KARŞILAYACAK MİKTARDAN FAZLA MAL HACİZ ETMEMESİ GEREKİR”, demektedir.

    Ayrıca yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, “HACZEDİLMİŞ OLAN TAŞINMAZIN SATIŞ BEDELİNİN BORCU KARŞILAMAYACAĞI ANLAŞILMADIKÇA BORÇLUNUN DİĞER TAŞINMAZLARINA MÜRACAAT EDİLMEYECE DURUMU SÖZ KONUSUDUR”. denmektedir.
    7. Hiçbir kıymet takdiri yapılmadan, ….. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/…. E. Sayılı dosyasında, müvekkilimin tüm taşınmaz malları üzerine İİK 85/I’e aykırı olarak konulan taşkın haciz işleminden dolayı işbu şikayet davasının açılması zorunluluğumuz doğmuştur.
    AÇIKLAMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ TÜM SEBEPLERDEN DOLAYI, SAYIN MAHKEMENİZCE TAŞKIN HACİZLERİN KALDIRILMASI YÖNÜNDE KARAR VERİLMESİ HALİNDE ÖNCELİKLE yukarıda izah etmeye çalıştığımız durumu dikkate alarak, iş bu dilekçenin ekinde yer alan …..İli, ….İlçesi, ….Mevkiinde ….Parselde kayıtlı, …Cilt ve ….sayfa no ile kayıtlı … KATTA BULUNAN …NO.LU BAĞIMSIZ BÖLÜM ÜZERİNDEKİ HACZİN KALDIRILMASINI talep ederiz.

    HUKUKİ SEBEPLER : İİK. m. 16 vd. ve ilgili maddeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili sair mevzuat.
    DELİLLER :
    1. …..Mahkemesi’nin 2010/… E. , 2012/…K. sayılı kararı

    2. …. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/… E. Sayılı takip dosyası

    3. …. Mahkemesi’ne 16.01.2013 tarihinde verdiğimiz Tedbirin kaldırılması talepli dilekçemiz (EK-3)

    4. …. Mahkemesi’nin 2012/…. E. Sayılı dosyası üzerinde TEDBİRİN KALDIRILMASINA ilişkin kararı (EK-4)

    5. Müvekkilin adına kayıtlı … taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmış olduğunu gösteren 31.01.2014 tarihli takyidatlı tapu kaydı (EK-5)

    6. Takyidatlı tapu kayıtları (EK-6)

    7. Müvekkile ait 5 adet taşınmazın her birinin RAYİÇ BEDELİNİN ….-TL olduğunu gösteren 27.01.2014 tarihli belge (EK-7)

    8. Bahsi geçen taşınmazlar ile benzer özelliklere sahip taşınmazların değerinin 200.000-TL ile 300.000-TL arasında olduğunu gösteren Hürriyet Emlak, Milliyet Emlak ve Sahibinden.com internet sitelerinden alınan güncel satılık emlak ilanları (EK-8)

    9. Yargıtay kararları

    10. Keşif ve bilirkişi

    11. Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil ikame etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve gerektiğinde her türlü yasal deliller.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız ve sayın mahkemenizce de re’sen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda;
    1) Davamızın kabulü ile ….İli, …. İlçesi, … Mevkiinde ….Parselde kayıtlı, …. Cilt ve …. sayfa no ile kayıtlı … KATTA BULUNAN …. NO.LU BAĞIMSIZ BÖLÜM ÜZERİNDEKİ TAŞKIN HACZİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLMESİNİ,
    2) Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. …..2014

    Şikayet Eden
    …..
    Vekili Av………

  • Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle Alacak Davası Dilekçesi

    Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle Alacak Davası Dilekçesi

    Sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası, bir kişinin haklı ve geçerli bir hukuki sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşmesi hâlinde, bu zenginleşmenin iadesini sağlamak amacıyla açılan davadır. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen sebepsiz zenginleşme, taraflar arasında geçerli bir sözleşme veya hukuki ilişki bulunmamasına rağmen bir menfaat transferinin gerçekleşmesi durumunda gündeme gelir.

    Sebepsiz zenginleşme; haksız bir ödemenin yapılması, geçersiz veya sonradan ortadan kalkan bir hukuki sebebe dayanarak malvarlığı artışı sağlanması ya da bir kişinin malvarlığının diğerinin aleyhine azalması gibi hâllerde ortaya çıkabilir. Bu durumda zenginleşen taraf, elde ettiği menfaati iade etmekle yükümlüdür.

    Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasında, davacı tarafından üç temel unsurun ispatlanması gerekir. Bunlar; bir tarafın zenginleşmesi, diğer tarafın bu zenginleşme nedeniyle fakirleşmesi ve zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Ayrıca zenginleşmenin haklı bir hukuki sebebe dayanmaması şarttır.

    Mahkeme, dava kapsamında tarafların iddia ve savunmalarını, yapılan ödemelerin dayanağını ve olayın hukuki niteliğini değerlendirir. Zenginleşmenin varlığı tespit edilirse, iade yükümlülüğü genellikle zenginleşmenin gerçekleştiği ölçüyle sınırlı tutulur. İade, aynen mümkün değilse bedel olarak da talep edilebilir.

    Sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası, özellikle sözleşme bulunmayan veya geçersiz işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda önemli bir hukuki koruma sağlar. Bu davanın doğru hukuki gerekçelerle ve sürelere dikkat edilerek açılması, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.



    Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle Alacak Davası Dilekçesi Örneği

    … NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

    DAVACI               :

    VEKİLLERİ          :

    DAVALILAR                   :

    KONU                   :… Yılı Ocak ayında satın alınan … plakalı … model

     .. renkli .. marka aracın davacı adına

     tescil edilmesi, aksi halde satış bedeli olan …-TL’nin

     davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya

     verilmesi talebidir.

    Harca Esas Değer : …-TL (Arabanın alış bedeli)

    AÇIKLAMALAR

    Ekli vekâletname uyarınca davacı vekilleri bulunmaktayız.

    Davacı, 2.. yılı Ocak ayında eski eşi .. ile birlikte .. Galeri adlı iş yerinden .. vasıtası ile …isimli şahısla aralarında yapmış oldukları oto satış sözleşmesi ile .. .. plakalı .. model gümüş ..renkli .. marka aracı …-TL peşin …-TL’lik 2 adet çek vererek toplam …,00-TL bedelle haricen satın almıştır. Aynı anda araba kendisine fiilen teslim edilmiş ve zilyetliğini de devralmıştır.

    Vekil eden, aracın alınmasında aracılık eden (eski)eşi .. tanıdığı .. “aracın ruhsat devrini istediğin zaman alabilirsin bir problem çıkmaz” demesi ve bu kişiye duydukları güven nedeniyle ruhsatı kendi üzerine hemen almamış arabayı kendinin olduğu düşüncesi ile kullanmaya başlamıştır.

    Vekil eden satışa konu … plakalı aracı sahibi/yetkilisi olduğu … Haber isimli işyerinin işleri için de kullanmakta iken ve söz konusu araç işyerinin önünde beklerken …04.2007 tarihinde yakalanarak otoparka çekilmiştir.

    Bu olaylar üzerine yapılan araştırmada …’nun  …r’a olan …10.2005 Tanzim tarihli, ..11.2005 Vade tarihli …,00-TL bedelli senet borcundan dolayı ..a …İcra Müdürlüğü 2007/.. E sayılı dosyasından yapılan icra takibi ile araç kaydına konan haciz nedeniyle yakalandığı öğrenilmiştir.

    Vekil eden davacı söz konusu aracın bedelini ödeyerek satın almış ve aynı anda araç kendisine fiilen teslim edilmiş ve zilyetliğini de devralmıştır. Fakat iyi niyetli kendisinin olduğu düşüncesi ile yaklaşık 2-2,5 yıldır kullandığı aracın .. adına kayıtlı olması nedeniyle ve bu kişilerin satıştan çok sonra muvazaalı bir şekilde icra takibi yaparak (icra takibine konu senedin vade tarihi …11.2005 olmasına rağmen icra takibinin …01.2007 tarihinde başlatılması) aracın otoparka çekilmesi, kötü niyetli ve danışıklı olarak hareket ettiklerinin açık bir göstergesidir

    Gelişmeler üzerine vekil eden tarafından şikâyet başvurusu yapılmış olup akabinde davalıların muvazaalı icra takibi ve dolandırmaya yönelik eylemleri nedeni ile de haklarında A..

    a .. Ceza Mahkemesi 2008/.. E. sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Bu dosya içeriğinde de görüleceği üzere …İcra Müdürlüğü 2007/.. E sayılı dosyasından alacaklı görünen davalıların ..r’ın .. Cumhuriyet Başsavcılığı 2007/.. Soruşturma Nolu dosyası ile 03.07.2007 tarihinde alınan ifadesinde  .. diye birini tanımıyorum. .. da tanımıyorum. Benim kimseden alacağım yoktur.  derken yine …09.2007 tarihinde alınan ifadesinde benim .. alacağım vardır. …. eşi  geldi benden para istedi ben de verdim karşılığında senet aldım, senedi icra takibine koydum ….. .. benim çok samimi arkadaşımdır, maddi durumu bozuk olduğu için senet almıştım….”  şeklindeki  çelişkili ve hayatın olağan akışına da aykırı beyanları kötü niyetli ve danışıklı olarak hareket edildiğinin açık bir göstergesidir.DAVALILAR İLE İCRA DOSYASINDA ALACAKLI GÖRÜNEN MEHMET BAYDAR ANLAŞMALI VE DOLANDIRMAK KASTI İLE HAREKET ETMEKTEDİRLER.

     Ancak olaylar karşısında vekil edenin iyi niyetinin ve bedelini ödeyerek yasaya uygun olarak bir araba satın aldığı dikkate alınarak haklarının korunması ve telafisi imkansız zararlarının doğmasını engellemek için, işbu dava ile verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere; ….İcra Müdürlüğü’nün 2007/… E sayılı dosyasının yargılama neticesine kadar tedbiren durdurulması ile aracın dava sonuna kadar yedieminde kalması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ediyoruz.

    Yukarıda açıklanan nedenlerle iş bu uyuşmazlıkta vekil eden iyiniyetli üçüncü kişidir ve bedelini ödeyerek yasaya uygun olarak aracı satın alarak kullanmıştır.  Bu nedenle, öncelikle … plakalı aracın vekil eden adına tescilini, bu mümkün olmadığı taktirde satış bedelinin iadesi hususlarında davalıların sorumluluğu bulunduğundan satış bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ediyoruz.

    KANITLAR

    ……………….

    SONUÇ – İSTEM

    Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, sair yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile;

    • Öncelikle, … İcra Müdürlüğü’nün 2007/… E sayılı dosyasının TEDBİREN DURDURULMASI İLE ARACIN DAVA SONUNA KADAR YEDİEMİNDE KALMASI YÖNÜNDE TEDBİR KARARI VERİLMESİNİ,
    • Satışa konu … plakalı aracın trafikte vekil eden davacı adına tescil edilmesine, bu mümkün olmadığı taktirde davalılara ödenen … ,00 TL’nin ödeme tarihi olan …..2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
    • Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini dileriz…/../2008

    Davacı Vekili
    Av.

  • Usulsüz Tebligatın İadesi İstemli Dilekçe

    Usulsüz Tebligatın İadesi İstemli Dilekçe

    Usulsüz tebligatın iadesi, hukuki bir işlemin tarafına kanuna aykırı şekilde yapılan tebligatın geçersiz sayılması ve buna bağlı hak kayıplarının önlenmesi amacıyla başvurulan önemli bir hukuki yoldur. Tebligat işlemleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılmak zorundadır. Bu kurallara aykırı yapılan tebligatlar usulsüz kabul edilir.

    Usulsüz tebligat; tebligatın yanlış adrese yapılması, muhatabın hiç bulunmadığı bir yere bırakılması, usule uygun haber verilmemesi ya da tebligatın yetkisiz kişilere teslim edilmesi gibi hâllerde söz konusu olabilir. Bu tür durumlarda, tebligat hukuki sonuç doğurmaz ve muhatap açısından süreler işlemeye başlamaz.

    Usulsüz tebligatın iadesi talebiyle, tebligatın geçersiz olduğunun tespiti ve buna dayanılarak yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunun ortaya konulması amaçlanır. Özellikle icra takipleri, dava süreleri ve itiraz hakları bakımından usulsüz tebligatlar ciddi mağduriyetlere yol açabilir. Bu nedenle iade talebi, hak kaybını önleyici bir işlev görür.

    Mahkeme veya ilgili merci, usulsüz tebligat iddiasını değerlendirirken tebligatın şekil şartlarına uygun olup olmadığını, muhatabın tebligattan fiilen haberdar edilip edilmediğini ve savunma hakkının ihlal edilip edilmediğini inceler. Usulsüzlüğün tespiti hâlinde, tebligat geçersiz sayılır ve hukuki süreler yeniden başlar.

    Usulsüz tebligatın iadesi, adil yargılanma hakkının korunması açısından büyük önem taşır. Bu sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi, tarafların haklarını etkin biçimde kullanabilmesi ve telafisi güç sonuçların önlenmesi bakımından kritik bir rol oynar.


    Usulsüz Tebligatın İadesi İstemli Dilekçe Örneği

    … İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

    DOSYA NO                          :

    ALACAKLI                         :

    VEKİLİ                                 :

    BORÇLU                              :

    TEBLİGATI İADE

    EDEN 3. KİŞİ                      :

    VEKİLİ                                 :

    TEBELLÜĞ TARİHİ             : …/…/…

    KONU                                       : Usulsüz tebligatın iadesinden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                           

    1-) Yukarıda esas numarasını belirttiğimiz dosyadan borçlu aleyhine çıkartılan icra tebligatı borçla hiçbir ilişkisi bulunmayan  …’ya yapılmıştır.

    2-) Bu nedenle müvekkilimin mağdur olmaması için usulsüz tebligatı iade etmek zorunluluğu doğmuştur.

                 SONUÇ VE İSTEM                                   

     Yukarıda açıklanan nedenlerle borçla ve borçluyla hiçbir ilgisi bulunmayan müvekkilime yapılan usulsüz tebligatın yapılmamış sayılmasını saygılarımızla talep ederiz. …/…/…

                                                                                                                  Üçüncü Kişi Vekili

                                                                                                   Av.

  • İstinaf Dilekçesi

    İstinaf Dilekçesi

    İstinaf, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların hem maddi vakıa hem de hukuki yönden denetlenmesini sağlayan kanun yoludur. Türk hukuk sisteminde istinaf incelemesi, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılır ve yargılamada hataların giderilmesi amacı taşır.

    İlk derece mahkemesinin verdiği kararın hukuka aykırı olduğu, delillerin eksik veya yanlış değerlendirildiği ya da usule ilişkin hatalar bulunduğu düşünülüyorsa, taraflar istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf, temyizden farklı olarak yalnızca hukuki denetimle sınırlı değildir; olayların değerlendirilmesi ve delillerin yeniden incelenmesi de mümkündür.

    İstinaf başvurusu, kanunda öngörülen süreler içinde yapılmalıdır. Hukuk ve ceza yargılamalarında bu süreler farklılık gösterebilir. Süresinde yapılmayan başvurular usulden reddedilir ve karar kesinleşir. Bu nedenle istinaf süresine riayet edilmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.

    Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırabilir, düzelterek yeniden hüküm kurabilir ya da kararı hukuka uygun bularak başvuruyu reddedebilir. Bazı hâllerde dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine de gönderilebilir.

    İstinaf, yargılamada adil sonuçlara ulaşılmasını sağlayan önemli bir denetim mekanizmasıdır. Özellikle maddi hataların giderilmesi ve usule aykırılıkların düzeltilmesi açısından etkili bir kanun yoludur. Bu nedenle istinaf başvurusunun, kararın dayandığı gerekçeler ve hukuki eksiklikler açıkça ortaya konularak yapılması, sürecin sağlıklı işlemesi bakımından kritik rol oynar.


    İstinaf Dilekçesi Örneği

    İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ( ) HUKUK DAİRESİ’NE
    Gönderilmek Üzere
    İSTANBUL ANADOLU ……….. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

    DOSYA NO : ……….E. ……… K.

    DAVALI : ………….. A.Ş

    VEKİLLERİ :

    DAVACI :

    VEKİLİ :

    KONU : İstinaf dilekçemizdir.

    AÇIKLAMALAR :

    Davacı tarafından, İstanbul Anadolu …… İcra Müdürlüğü’nün …………. E. Sayılı dosyasına vaki itirazın kaldırılması, taşınmazın tahliye ve teslimi talebi ile açılan davanın yargılaması neticesinde, Yerel Mahkemece,

    ”1-Davalı …………………Sanayi Ticaret Limited Sirketi yönünden açılan davanın REDDINE,
    2-Davalı ………………..Anonim Sirketi yönünden davanın KABULÜNE, bu davalının Istanbul Anadolu 24. Icra Dairesi’nin …………… Esas numaralı dosyasına yapmıs oldugu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına,
    3- Davalı ………….. Anonim Sirketi yönünden konusuz kalan tahliye talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadıgına,
    4-Takibe konu asıl alacagın %20’si oranında ……….TL tazminatın davalı ……………. A.S’den alınarak davacıya verilmesine,”

    Karar verilmiştir.

    Anılan karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;

    Mahkeme kararında; taşınmazın boş olarak davacıya teslim edilmediğinden bahisle müvekkil şirketin kira bedellerinden sorumlu olduğu, ……….. Ltd Şti yönünden ……….. tarihli kira akdinde bu davalının imzasının bulunmadığı, kira bedeli ödemelerinden alt kiracı sıfatıyla sorumlu olmadığı, somut olayda alt kiracının kiralananı asıl kiracıya tanınandan başka bir biçimde kullandığına dair herhangi bir bulgu olmadığı ve davalılar arasında kira ilişkisinin devrinin bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiştir.

    Halbuki, taraflar arasında akdedilen Kira Sözleşmesinin ‘Kullanım Amacı ve Mecurun Fiilen Teslimine ilişkin Şartlar’ başlıklı 4. Maddesinde;

    ” Mecurda ………veya………..’in münferiden tayin ve tespit edeceği marka ve logolar altında akaryakıt ve otogaz satış ve servis istasyonu olarak faaliyet gösterilecektir.

    Kiralayan, işbu kira hakkına konu akaryakıt otogaz satış ve servis istasyonunun işleticiliğinin bizzat ………….. tarafından veya münhasıran ………..tarafından …tayin edilecek gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla yapılacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Kiralayan bu hususta herhangi bir takdir hakkı bulunmadığını peşinen kabul etmiştir.

    İşbu sözleşmenin süresinin hitamında yenilenmemesi ve tarafların fesih hususunda mutabık olmaları halinde, mecur üzerinde kurulu akaryakıt ve otogaz satış istasyonunun işletilmesine dair İşletici/Bayi adına tanzim olunan İkinci sınıf İşyerlerine ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının Malik’e devri için gerekli koordinasyon sağlanacaktır”

    denilmektedir. Dolayısıyla malik taşınmazda kurulu bulunan akaryakıt istasyonunun başka bir şirket (somut olayda diğer davalı ………. Ltd Şti) tarafından işletileceğini peşinen kabul etmiş, böylesi bir durumda müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca İşletici/Bayi adına tanzim olunan İkinci sınıf İşyerlerine ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının Malik’e devri için gerekli koordinasyon sağlanması olduğunu beyan ve taahhüt etmiştir.

    Bu noktada, müvekkil şirket ile diğer davalı ………..Ltd Şti arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi halinde ve en nihayetinde kira sözleşmesinin süresi sonunda taşınmazı tahliye ve teslim etme yükümlülüğü diğer davalı …………… Ltd Şti’dir. Müvekkil şirketin tek yükümlülüğü GSM ruhsatının devri için gerekli koordinasyonun sağlanmasıdır.

    Nitekim, bayilik sözleşmesinin feshi üzerine Ahmet Öztürk Ltd Şti aleyhine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ………. E. ………… E. Sayılı dosyası üzerinden el atmanın önlenmesi davası ikame edilmiş, dava müdahil sıfatıyla alacaklı yanca takip edilmiş, işbu davanın yargılaması neticesinde;

    ”Davanın kabulü ile; davalının, davacı şirketin kiralayan sıfatına sahip olduğu …………………….. Parsel sayılı taşınmaza ve üzerinde bulunan akaryakıt istasyonuna vaki müdahalesinin önlenmesine”

    karar verilmiş, anılan karara karşı davalı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Karar henüz kesinleşmemiştir.

    Müvekkil şirketin ödeme yapma yükümlülüğü kira sözleşmesinin sona erdiği tarih olan ……………. tarihinde sona ermiştir.

    Taşınmazın zilyetliği de müvekkil şirkette değil, diğer davalı ……………………. ‘dedir.

    Belirtmek gerekir ki; …………Ltd Şti’nin bayilik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkil şirkete ödediği bir bedel de bulunmamaktadır. ………….. Ltd Şti taşınmazı haksız şagil olarak ve herhangi bir bedel ödemeksizin kullanmaya devam etmiştir. Bu noktada taşınmazı kullanan, bedel ödeme yükümlülüğü olan ve yine taşınmazdan tahliye edilmesi gereken taraf diğer davalı ……………… Ltd Şti’dir.

    Yerel Mahkemenin ”somut olayda alt kiracının kiralananı asıl kiracıya tanınandan başka bir biçimde kullandığına dair herhangi bir bulgu olmadığı” gerekçesi de yerinde değildir. Zira ………………… Ltd Şti taşınmazdaki müvekkile ait amblem ve logoları kaldırarak, başka bir dağıtıcı firma markası altında faaliyet göstermiş ve taşınmazı haksız olarak işgal etmiştir. Salt bu husus dahi taşınmazın …………. Ltd Şti tarafından kararlaştırılan biçimde kullanılmadığının açık göstergesidir.

    Yerel Mahkemece müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmamıştır. Kararın bu yönüyle de kaldırılması gerekir.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

    Davalı

  • Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi

    Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi

    Haksız rekabet, ticari hayatta dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla rakiplerin, müşterilerin veya piyasanın zarar görmesine yol açan fiilleri ifade eder. Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabet halleri, serbest piyasa düzeninin korunmasını ve işletmeler arasında adil rekabet ortamının sağlanmasını amaçlar.

    Gerçeğe aykırı veya yanıltıcı reklamlar, rakip işletmeler hakkında asılsız beyanlarda bulunulması, başkasının ticari itibarından haksız yarar sağlanması ya da işletmeye ait sırların hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, haksız rekabet kapsamında değerlendirilen başlıca fiiller arasındadır. Bu tür eylemler yalnızca özel hukuk sorumluluğu doğurmakla kalmaz, şartların oluşması hâlinde ceza hukuku bakımından da suç teşkil edebilir.

    Haksız rekabet fiilinin kasten işlenmesi ve kanunda öngörülen unsurları taşıması durumunda, ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması mümkündür. Suç duyurusu, Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır ve soruşturma süreci bu başvuru üzerine başlatılır. Soruşturma kapsamında fiilin niteliği, zararın boyutu ve failin kusur durumu değerlendirilir.

    Haksız rekabet nedeniyle suç duyurusunda bulunulması, özellikle ticari itibarın korunması ve devam eden zararın önlenmesi açısından önem taşır. Ceza soruşturmasının yanı sıra, tazminat ve haksız fiilin durdurulmasına yönelik hukuk davaları da gündeme gelebilir. Bu yönüyle haksız rekabet, hem ceza hukuku hem de ticaret hukuku bakımından çok yönlü sonuçlar doğurur.

    Haksız rekabet iddialarının somut delillerle desteklenmesi ve hukuki çerçevede ileri sürülmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından büyük önem taşır. Bu nedenle, suç duyurusu sürecinin usule uygun şekilde yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesi ve etkin bir hukuki koruma sağlanması bakımından belirleyici rol oynar.




    Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi Örneği

     … CUMHURİYET SAVCILIĞI’NA

    YAKINAN                   :

    TC KİMLİK NUMARASI         :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                            :

    ADRES                             :

    ŞÜPHELİ                         :

    SUÇ                                   :

    SUÇ TARİHİ                   : …/…/…

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimiz, …..’da kurulmuş ….. yıldır ….. alanında faaliyet gösteren ….. şirketinin sahibidir. Müvekkilimiz firma, ….. markalı ürünlerin ve mamullerin her türlü üretimi, dağıtımı ve bunların toptan ve perakende olarak pazarlanması konularında Türkiye çapında yetkilidir. (EK-1)

    2-) Müvekkilimiz tarafından lise eğitimi gören öğrenciler için tüm derslere kolay erişim sağlayan tablet seti için “….” markası ile Türk Patent Enstitüsü’ne …/…/… tarih … başvuru numarası ile marka tescil başvurusunda bulunulmuş ancak henüz tescil edilmemiştir. (EK-2) Başvuruda bulunulan abaküs eğitim setinin üretimi yapılmış, tüm Türkiye’de satışına ve dağıtımına başlanmıştır.

    3-) …/…/… tarihinde eğitim setleri alanında faaliyet gösteren şüpheli ….. firmasının ürünlerinin tescil başvurusunda bulunulan “…” markası ile iltibas yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığı anlaşılmıştır. (EK-3) Buna ilişkin olarak, şüpheliye piyasaya sürmüş oldukları ilgili ürünlerin iltibas yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığı … Noterliği’nin …/…/… tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi (EK-4) ile iletilmiş olup şüpheli firma tarafından bu konuda herhangi bir eylemde bulunulmamıştır

    4- ) Yukarıda açıklanan nedenlerle ilgili firma yetkililerinin cezalandırılması amacıyla, gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılması için müvekkilimiz adına başvurma zorunluluğu doğmuştur. 

    HUKUKİ DELİLLER    :

    HUKUKİ NEDENLER  :

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklanan nedenlerle ilgili şahıs/şahıslar hakkında tahkikat yapılmak suretiyle cezalandırılması için kamu davası açılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/…/…

    Yakınan Vekili

      Av.

  • Merci Tayini İstemi Dilekçesi

    Merci Tayini İstemi Dilekçesi

    Merci tayini istemi, bir uyuşmazlıkta hangi mahkemenin veya merciin görevli ya da yetkili olduğunun belirlenememesi hâlinde başvurulan hukuki bir yoldur. Özellikle birden fazla mahkemenin kendisini görevli ya da yetkisiz görmesi veya dosyanın farklı merciler arasında gidip gelmesi durumunda, yargılamanın sürüncemede kalmaması için merci tayini talep edilir.

    Hukuk ve ceza yargılamasında merci tayini, yargılamanın sağlıklı ve hızlı şekilde yürütülmesini amaçlar. Görev veya yetki uyuşmazlıkları nedeniyle davanın esasına girilememesi, taraflar açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle merci tayini, usul hukukunda istisnai fakat önemli bir kurumdur.

    Merci tayini istemi genellikle, mahkemeler arasında görev veya yetki konusunda açık bir uyuşmazlık bulunduğu hâllerde söz konusu olur. Bir mahkemenin görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve dosyanın gönderildiği mahkemenin de aynı yönde karar alması, merci tayini ihtiyacını doğurur. Bu durumda üst merci, hangi mahkemenin davaya bakacağına kesin olarak karar verir.

    Yetkili merci, yargılamanın türüne göre değişiklik gösterir. Hukuk davalarında bölge adliye mahkemeleri veya Yargıtay, ceza yargılamasında ise ilgili üst mahkemeler merci tayini konusunda karar verebilir. Verilen merci tayini kararı bağlayıcıdır ve ilgili mahkeme bu karara uymak zorundadır.

    Merci tayini istemi, yargılamanın gereksiz yere uzamasını önleyen ve hukuki belirliliği sağlayan önemli bir mekanizmadır. Bu sürecin usule uygun şekilde işletilmesi, davanın esasına girilmesini ve adil yargılanma hakkının korunmasını sağlar. Bu nedenle merci tayini taleplerinin dikkatli ve doğru hukuki gerekçelerle ileri sürülmesi büyük önem taşır.




    Merci Tayini İstemi Dilekçesi Örneği

    ……. 1.SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

    DAVACI                            :

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              :

    DAVALI                            :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Merci Tayini Talebimizden İbarettir.

    AÇIKLAMALAR               

    ASKİ aleyhine açmış olduğumuz muarazanın önlenmesi ve suyun bağlanmasına ilişkin davamız,  …… Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek …… Mahkemesine gönderilmiştir. …… Mahkemesince de görevsizlik kararı verilmekle olumsuz görev uyuşmazlığı söz konusu oluştuğu görülmektedir.

    HUKUKİ NEDENLER    : 6100 S. K. m. 21, 22, 23,24,25 ve her türlü ilgili mevzuat

    SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle, Antalya () Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı kesinleştiğinde dosyanın mercii tayini için Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesini, davacı vekili olarak saygılarımı arz ve talep ederim. …/…/… 

    EKLER                  : 1. …. Mahkemesinin …/… E. …/… K. sayılı görevsizlik kararı

                                             2. Bir adet onaylı vekaletname örneği.

                                                                                   Davacı Vekili
                                                            Av.