Kategori: Genel

  • Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe

    Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe

    Müsadere, suçun işlenmesinde kullanılan veya suçtan elde edildiği kabul edilen eşya ya da kazançların devlet mülkiyetine geçirilmesini ifade eden bir güvenlik tedbiridir. Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bu uygulama, ancak kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde uygulanabilir. Hukuka aykırı veya şartları oluşmadan verilen müsadere kararlarına karşı, müsadere kararının kaldırılması istemli dilekçe ile başvuruda bulunulması mümkündür.

    Müsadere kararının kaldırılması talebinde bulunulabilmesi için, öncelikle müsadereye konu eşya veya kazancın suçla doğrudan bağlantısının bulunmadığının ortaya konulması gerekir. Eşyanın suçta kullanılmaması, suçtan elde edilmemesi veya üçüncü kişilere ait olması gibi durumlar, müsadere kararının kaldırılmasına dayanak teşkil edebilir. Ayrıca hakkında beraat kararı verilen veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen dosyalarda da müsadere kararlarının hukuki dayanağı ortadan kalkabilmektedir.

    Hazırlanacak dilekçede, müsadere kararının hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğu açıkça belirtilmelidir. İlgili mahkeme kararı, dosya numarası, müsadereye konu eşyanın niteliği ve mülkiyet durumu dilekçede net şekilde ifade edilmelidir. Mümkünse fatura, ruhsat, tapu kaydı veya benzeri belgeler dilekçeye eklenerek talep desteklenmelidir.

    Müsadere kararları, kişilerin mülkiyet hakkını doğrudan etkileyen ciddi sonuçlar doğurduğundan, bu kararların hukuka uygunluğu titizlikle değerlendirilmelidir. Hatalı verilen veya ölçülülük ilkesine aykırı olan müsadere kararlarının kaldırılması, temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından büyük önem taşır.

    Sonuç olarak, müsadere kararının kaldırılması istemli dilekçe, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik önemli bir hukuki başvuru yoludur. Sürecin doğru ve etkili şekilde yürütülebilmesi adına, ceza hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.



    Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe Örneği

    … CEZA MAHKEMESİ’NE

    DOSYA NO          : …/ … E.

    SANIK                  :

    MÜDAFİİ             :

    ADRESİ                :

    SUÇ                       :

    KONU                   : Müsadere kararının kaldırılması istemimize ilişkindir.

    AÇIKLAMALAR   

    1-) Müvekkilimiz hakkında …/ …/ … tarihinde … Cumhuriyet Savcılığı’nın …/… Hazırlık nolu dosyasının kabulü ile mahkemenizde … suçundan kamu davası açılmış ve emanetin …/ … sırasında kayıtlı … marka av tüfeği ile emanetin …/ … sırasında kayıtlı … marka kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilmiştir.

    2-) Olayın gerçekleştiği …/…/… tarihinde … Polis Karakolu’nda görevli polis memurları tarafından düzenlenen ve dosyada yer alan … sayılı tutanakta; dava konusu eylemin … marka av tüfeği ile gerçekleştirildiği yer almaktadır.

    3-) İlgili tutanaklardan da anlaşılacağı üzere, suçta kullanılmadığı kabul edilen ve bulundurulması da bizatihi suç teşkil etmeyen … marka kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilemeyeceği açıktır.

    4-) Buna göre; emanetin …/ … sırasında kayıtlı bulunan ve suçta kullanılmadığı sabit olan … marka kuru sıkı tabanca hakkında verilen müsadere kararının kaldırılması için mahkemenize başvurulması zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER          : 5237 S. K. m. 54; 5271 S. K. m. 256, 257, 258, 259.

    SONUÇ VE İSTEM                       

     Yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı, emanetin …/ … sırasında kayıt altına alınan müvekkilimize ait … marka kuru sıkı tabanca hakkında verilen müsadere kararının kaldırılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

    Sanık Müdafii

        Av.

  • Muhabere Dilekçesi

    Muhabere Dilekçesi

    Muhabere dilekçesi, yargılama ve icra süreçlerinde bir mahkeme, savcılık veya resmi kurumdan başka bir mahkeme ya da kuruma yazı yazılması talebiyle sunulan dilekçe türüdür. Uygulamada, dosyaya ilişkin bilgi ve belgelerin temini, evrak gönderimi, dosya örneği talebi veya ilgili kurumlarla resmi yazışmaların yapılması amacıyla muhabere dilekçesine başvurulmaktadır.

    Muhabere dilekçeleri, özellikle farklı yargı çevrelerinde bulunan dosyalar arasında koordinasyon sağlanması açısından büyük önem taşır. Bir dosyada eksik bulunan bilgi veya belgenin tamamlanması, tanık adreslerinin ilgili kurumlardan sorulması, başka bir mahkeme dosyasının celbi ya da resmi kayıtların istenmesi gibi işlemler muhabere yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu sayede yargılamanın sağlıklı ve hızlı şekilde ilerlemesi amaçlanır.

    Muhabere dilekçesinde, talepte bulunulan kurumun açık adı, yazışmanın konusu ve talep edilen bilgi veya belgenin kapsamı net bir şekilde belirtilmelidir. Ayrıca dilekçede ilgili dosya numarası, taraf bilgileri ve talebin hangi hukuki gerekçeye dayandığı açıkça ifade edilmelidir. Belirsiz veya eksik düzenlenen muhabere dilekçeleri, işlemlerin gecikmesine ya da talebin reddine neden olabilmektedir.

    Mahkemeler ve icra daireleri, muhabere dilekçesi doğrultusunda gerekli yazışmaları yaparak ilgili kurumlardan gelen cevapları dosya kapsamına almaktadır. Bu cevaplar, davanın veya icra takibinin seyrini doğrudan etkileyebilecek nitelikte olabilir. Bu nedenle muhabere dilekçesinin doğru, açık ve mevzuata uygun şekilde hazırlanması büyük önem taşır.

    Sonuç olarak, muhabere dilekçesi yargısal süreçlerde bilgi ve belge akışını sağlayan temel araçlardan biridir. Sürecin etkin ve sorunsuz şekilde ilerlemesi adına, muhabere dilekçesinin hukuki usule uygun biçimde hazırlanması ve gerektiğinde uzman bir avukattan destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.



    Muhabere Dilekçesi Örneği

    X AİLE MAHKEMESİ’NE

    Gönderilmek Üzere

    Y AİLE MAHKEMESİ’NE

    DAVACI: ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    VEKİLİ (VARSA) : ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    DAVALI: ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    VEKİLİ (VARSA): ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    KONU: (Bu kısma dilekçenizin hangi konuda  yazıldığını kısaca belirtmelisiniz.)

    AÇIKLAMALAR:

    (Bu kısımda mahkemenin dikkatine sunmak istediğiniz hususları ve taleplerinizi ayrıntılı bir şekilde belirtip var ise delillerinizden de bahsetmeli ve delili Ek ksımına yazmalısınız.)

    HUKUKİ SEBEPLER: (Dilekçenizi hangi hukuki mevzuata dayandırdığınızı burada belirtmelisiniz)

    HUKUKİ DELİLLER: (Bu kısımda açıklamalar kısmında ayrıntılı şekilde anlattığınız olayları ispatlayacak delillerinizden, toplanmasını istediğiniz belgelerden ve yargılama sırasında dinlenmesini istediğiniz tanıklarınızın isim ve adreslerini bildirmelisiniz.)

    İSTEM VE SONUÇ: (Bu kısımda mahkemeden bulunduğunuz taleplere ilişkin bilgilere yer vermelisiniz)

    EK: 

    Davacı İsim Soyisim

    İmza

  • Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe

    Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe

    Hapis cezasının konutta çektirilmesi, cezanın infazı aşamasında hükümlünün kişisel durumu dikkate alınarak uygulanan özel bir infaz yöntemidir. Türk Ceza Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında, belirli şartların varlığı hâlinde hükümlünün cezasını ceza infaz kurumu yerine kendi konutunda çekmesi mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda, hapis cezasının konutta çektirilmesi istemli dilekçe ile ilgili infaz makamına başvurulması gerekmektedir.

    Hapis cezasının konutta çektirilmesine karar verilebilmesi için hükümlünün yaşı, sağlık durumu, hamilelik hâli veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler gibi özel koşulların bulunması önem taşır. Özellikle ağır hastalık, engellilik veya ileri yaş gibi durumlar, cezanın konutta infaz edilmesi açısından dikkate alınan başlıca sebepler arasında yer almaktadır. Bu hususların resmi belgelerle ispatlanması gerekmektedir.

    Hazırlanacak dilekçede, hükümlü hakkında verilen mahkeme kararı, cezanın süresi ve infaz aşamasına ilişkin bilgiler açıkça belirtilmelidir. Ayrıca konutta infaz talebinin hangi hukuki gerekçelere dayandığı net şekilde ifade edilmeli; sağlık raporları, sosyal durum belgeleri ve diğer destekleyici evraklar dilekçeye eklenmelidir. Talebin, kamu güvenliği açısından sakınca doğurmadığı da dilekçede özellikle vurgulanmalıdır.

    Hapis cezasının konutta çektirilmesi, hükümlü açısından önemli bir hak olmakla birlikte, her somut olayda otomatik olarak kabul edilmez. Yetkili makam, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeleri değerlendirerek karar vermektedir. Bu nedenle dilekçenin eksiksiz, açık ve hukuki dayanaklara uygun şekilde hazırlanması büyük önem taşır.

    Sonuç olarak, hapis cezasının konutta çektirilmesi istemli dilekçe, infaz sürecini doğrudan etkileyen ciddi bir hukuki başvurudur. Hak kaybı yaşanmaması ve talebin doğru şekilde değerlendirilmesi adına, sürecin ceza hukuku alanında uzman bir avukat tarafından yürütülmesi önem arz etmektedir.


    Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe Örneği

    …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

    İSTEM SAHİBİ

    (HÜKÜMLÜ)                            :

    MÜDAFİİ                           :

    KONU                                 : Mahkemeniz …/…/… tarih ve …/… Karar sayılı                                                                                                                                               kararıyla … … hakkında hükmedilen 5 ay hapis cezasının  konutta çektirilmesine karar verilmesi istemimizi içerir dilekçemizden ibarettir.

                       A Ç I K LA M A L A R                   

    1 – Müvekkil hükümlü … …, mahkemenizin …/…/… tarihli, …/… esas ve …/… karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesi hükmü gereğince beş ay hapis cezasına çarptırılmış, kararın kesinleşmesini müteakip yakalanarak cezası infaz edilmek üzere … Kapalı Cezaevi’ne konulmuştur.

    2 – Ekli kimlik bilgilerinde de görüleceği gibi müvekkilim halen 68 yaşındadır. Mahkemenizce hükmedilen hapis cezasının süresi ve müvekkilin yaşı dikkate alındığında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmiş bulunduğu görülecektir. Kronik şeker hastalığından rahatsızlığı bulunan  müvekkilim halen tutulduğu … Kapalı Cezaevi’nin bulunduğu ilçede ikamet etmekte ve ekonomik ve sosyal konumu açısından mahkumiyetinin konutunda infazına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Müvekkilin hastalığı ve bakıma ihtiyaç duyduğu gerçeği karşısında cezasının kapalı infaz kurumunda çektirilmeye devam edilmesi telafisi imkansız zararlara yol açabilecektir.

    HUKUKİ NEDENLER              : 5275 S. K. m. 110. , 5237 S. K. m. 151.

    İSTEM VE SONUÇ                       

    Yukarıda ortaya koyduğumuz nedenlerle, 68 yaşında olup 5 ay hapis cezasına çarptırılan müvekkilim … …’nin …/…/… tarihinde infazına başlanan hapis cezasının kalan kısmının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2 maddesi hükmü doğrultusunda konutunda çektirilmesine karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz. …/ …/ …

    Hükümlü … …

    Müdafii Av.

    EK: Nüfus Bilgileri

  • Usulsüz Tebliğe Dayalı Şikayet Davasına Cevap Dilekçesi

    Usulsüz Tebliğe Dayalı Şikayet Davasına Cevap Dilekçesi

    Usulsüz tebliğe dayalı şikayet davaları, icra ve yargılama süreçlerinde taraflara yapılan tebligatların Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Bu tür davalarda davalı tarafın, tebligatın usulüne uygun şekilde yapıldığını veya usulsüzlük iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını ortaya koyması amacıyla cevap dilekçesi sunması gerekmektedir.

    Usulsüz tebliğe dayalı şikayet davasına cevap dilekçesi hazırlanırken, öncelikle dava konusu tebligatın hangi adrese, hangi yöntemle ve hangi tarihte yapıldığı ayrıntılı şekilde incelenmelidir. Tebligatın, muhatabın bilinen en son adresine yapılmış olması, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine gönderilmesi veya kanunda öngörülen usullere uygun şekilde tebliğ edilmesi hâlinde, usulsüzlük iddiası hukuki dayanaktan yoksun kalacaktır.

    Cevap dilekçesinde, tebligatın Tebligat Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği açıkça belirtilmeli; tebliğ mazbatası, adres kayıt bilgileri ve diğer resmi belgeler delil olarak sunulmalıdır. Ayrıca davacının, tebligattan fiilen haberdar olduğu veya dava konusu işleme süresinde itiraz etmediği hususları da cevap dilekçesinde vurgulanmalıdır.

    Usulsüz tebliğ iddiasının kabul edilmesi, icra ve yargılama süreçlerinde telafisi güç sonuçlar doğurabileceğinden, cevap dilekçesinin hukuki gerekçelerle güçlü şekilde hazırlanması büyük önem taşır. Bu kapsamda davacının iddialarının soyut olduğu, somut delillerle desteklenmediği ve hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı da ileri sürülebilir.

    Sonuç olarak, usulsüz tebliğe dayalı şikayet davasına cevap dilekçesi, tebligatın hukuka uygunluğunu ortaya koyan, açık ve sistematik bir hukuki metin olmalıdır. Sürecin doğru şekilde yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması adına, alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması önem arz etmektedir.


    Usulsüz Tebliğe Dayalı Şikayet Davasına Cevap Dilekçesi Örneği

    ANTALYA 6. İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVALI : ……….

    VEKİLLERİ : Av. ……….

    DAVACI :……….

    VEKİLİ : Av………….

    KONU : Cevap dilekçemizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR :

    Ekli vekâletname ve yetki belgesi uyarınca………… Vekilleriyiz. (EK-Vekaletname ve Yetki Belgesi)

    Davacı taraf şikayet dilekçesinde özetle;

    “Davacı taraf aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ……. Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini , ödeme emri tebliğinin 21/1 uyarınca muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle komşuya sorulduğunu, sorulan komşunun isminin mazbatada yazılı olmadığından tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle tebliğ tarihinin ……….. olarak tespitini” talep etmiştir.

    Müteveffa ile müvekkil banka arasında imza ve tanzim olunan Bankacılık Hizmet Sözleşmesi’ne istinaden karşı tarafa ………. numaralı kredi kartı , ……….. tek hesap ve ………numaralı destek kredisi açılıp kullandırılmıştır.

    Müteveffa söz konusu krediyi kullanımından doğan borcunu ödemeyerek, sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle hesabı kat edilerek, temerrüt ve muacceliyet ihbarnameleri ile ihtarname gönderilmiştir.

    Süresinde borcun ödenmemesi üzerine müteveffa hakkında icra takibine geçilmek istenmişse de ……..tarihinde vefat ettiği öğrenilmiştir.

    Akabinde………. tarihinde tarafımızca Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ………. Esas sayılı dosyası ile mirasçılık belgesi alınmış olup yasal mirasçısı olan davacı ………… aleyhine Antalya ……… İcra Dairesi ………Esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiştir.

    Ödeme emri ……… tarihinde tebliğ edilmiş olup karşı taraf …… havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.

    Öncelikle işbu dava usul ve esasa aykırı olup reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

    USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ:

    Ödeme emri kapalı tebligatı icra dairesi tarafından……… tarihinde hazırlanmış ve ………. tarihinde tebliğ edilmiştir.

    Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK’nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük süre içinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.

    “İİK Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
    Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.”

    Usulsüz tebligatın öğrenilmesinden itibaren itiraz süresi 7 gündür. Tebligat………. tarihinde tebliğ edilmiş süresinde itiraz edilmemiş olup işbu dava tarihi de………. ‘ dir.

    “12. HD. 05.11.2012 T. 14953/31384
    ..Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, itirazını, İİK’nun 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz süresi ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.”

    “Yargıtay Kararı – 12. HD., E. 2018/243 K. 2018/11605 T. 15.11.2018
    …usulsüz tebligat şikayetinin; Tebligat Kanunu 32. madde gereğince usulsüz tebligatı öğrendikten itibaren 7 gün içerisinde şikayet yoluna başvurması gerekmesi karşısında, borçlu tebligattan 21/8/2015 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği halde, İİK’nin 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 04.09.2015 tarihinde icra mahkemesine şikayette bulunmuştur.
    O halde, mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.”

    Kaldı ki e-devlet , Uyap Vatandaş Portal kanallarından icra takibinin öğrenilme tarihi görülmektedir. UYAP kütüğü okundu bilgisini kaydediyor ve “öğrenme” ile başlayan süreler işlemeye başlıyor. Mahkemeniz takdirinde olmak üzere araştırılmasını talep ederiz.

    “Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2020/90 E, 2020/141 K. YD. 12. HD 2020/4270 E. 2020/6852 K.
    İcra takip dosyasının UYAP üzerindeki kaydının incelenmesinde; Taşınmaz haczine dair (17.07.2018 tarihli “Taşınmaz Bilgisi Evrakı” adı altında kayıtlı) evrakın evrak işlem kütüğüne bakıldığında, şikayetçi borçlu Hasan A..I’ün, UYAP üzerindeki resmi kayıtlara göre şikayete konu takip dosyasından 26.02.2019 tarihi itibariyle haber olduğu ancak işbu şikayet için icra mahkemesine 7 günlük süre geçtikten sonra 24.04.2019 tarihinde başvurduğu anlaşıldığından dairemizce şikayetin hak düşürücü süreden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. ”

    ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ:

    ” Madde 21 – (Değişik : 6/6/1985 – 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ”

    Ödeme emri, TK. 10, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” hükmüne göre tebligat, tarafımızca bilinen ve aynı zamanda mernis adresi olan adrese yapılmıştır.

    Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere durumu en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirmek gerekirken muhtara tebliğ olduğundan komşuların isminin mazbatada yer alma zorunluluğu aranmamaktadır.

    Huzurdaki davaya konu tebliğ mazbatasında da görülmektedir ki evrak muhtara tebliğ edilmiş olup muhtarın ismi soy ismi ve mührü mevcuttur. Açıklanan bu nedenlerle tebligat kanunu 21/1 uyarınca tebliğ gerçekleşmiş olup herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

    DELİLLER : Antalya ……….. İcra Dairesi……… Esas sayılı dosyası ve sair her türlü delil

    HUKUKİ NEDENLER : İİK ve sair her türlü hukuki mevzuat

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen tüm nedenlerle;

    Haksız ve dayanaksız davanın öncelikle USULDEN aksi halde ESASTAN REDDİNE,

    Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesi istemimizi sunarız.

    Saygılarımızla.

    Vekilleri,

  • İcra 103 Davetiyesine İtiraz Dilekçesi

    İcra 103 Davetiyesine İtiraz Dilekçesi

    İcra ve İflas Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca düzenlenen icra davetiyesi, borçlunun mal beyanında bulunmasını sağlamak amacıyla gönderilen önemli bir icra işlemidir. Bu davetiye ile borçluya, belirli süre içerisinde mal beyanında bulunması gerektiği bildirilir. Ancak bazı durumlarda icra 103 davetiyesi hukuka aykırı şekilde düzenlenebilmekte veya usulsüz olarak tebliğ edilebilmektedir. Bu gibi hallerde icra 103 davetiyesine itiraz dilekçesi verilmesi mümkündür.

    İcra 103 davetiyesinin geçerli olabilmesi için borcun hukuken mevcut olması, icra takibinin usulüne uygun başlatılmış bulunması ve davetiyenin borçluya doğru şekilde tebliğ edilmesi gerekir. Davetiyede icra dosya numarası, alacaklı ve borçlu bilgileri ile borcun dayanağı açıkça belirtilmelidir. Bu unsurlardan herhangi birinin eksik veya hatalı olması, davetiyenin hukuka aykırı hâle gelmesine neden olabilir.

    Borçlunun gerçekte borçlu olmaması, borcun zamanaşımına uğraması, borcun ödenmiş olması ya da davetiyenin usulsüz tebliğ edilmesi, itiraz sebepleri arasında yer almaktadır. İcra 103 davetiyesine itiraz dilekçesinde, davetiyenin hangi nedenlerle hukuka aykırı olduğu açık ve net şekilde belirtilmeli, mümkünse belgelerle desteklenmelidir.

    İtiraz sürecinde sürelerin kaçırılmaması büyük önem taşımaktadır. Aksi hâlde borçlu hakkında tazyik hapsi gibi ciddi yaptırımlar gündeme gelebilir. Bu nedenle icra 103 davetiyesine itiraz dilekçesinin, icra hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından hazırlanması ve sürecin profesyonel şekilde yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından önem arz etmektedir.


    İcra 103 Davetiyesine İtiraz Dilekçe Örneği

    … İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE,

    DOSYA NO                      : …/….

    İTİRAZ EDEN

    (BORÇLU)                    :

    TC KİMLİK NUMARASI :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    ADRES                                         :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    KARŞI TARAF

    (ALACAKLI)                               :

    TEBLİĞ TARİHİ                        :

    KONU                                           103 davetiyesine itirazlarımızın sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR                        :

    1-) Yukarıda bilgileri verilmiş olan dosya kapsamında …/…/… tarihinde ….. adresinde gerçekleştirilmiş olan haciz işlemine ilişkin olarak tarafımıza gönderilmiş olan davet kağıdında dosya alacaklısı olarak (K) İsimli şahıs gösterilmiştir. Oysaki dosya alacaklısı (L) İsimli şahıstır.

    2-) Ayrıca, yine davet kağıdında üzerine haciz konulduğundan bahisle bilgileri verilen XXX Plakalı araçlar, (A) adına kayıtlı olup, (B) adına kayıtlı değildir.

    3-) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun;  103. maddesinde;

    “Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.

    düzenlemesi yer almaktadır.

    4-) Belirtilen nedenlerle, gönderilen davet kağıdına itirazlarımızı sunma ve yanlışlıkların düzeltilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

    HUKUKİ SEBEPLER    : 2004 S. K. m. 102, 103, 104

    SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda açıkladığımız sebeplerle; itirazlarımızı bildirir, gereğinin yapılmasını müvekkilimiz adına vekaleten talep ederiz. …/ …/ …

    EKLER :

    1-) …/…/… tarihli haciz tutanağı                 

    2- ) Bir adet onaylı vekaletname örneği.(Vekil Varsa)

    Borçlu

    (VarsaVekili)

  • Hello world!

    Welcome to WordPress. This is your first post. Edit or delete it, then start writing!