Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nda kişilerin vücut dokunulmazlığına yönelik olmaksızın, cinsel amaçlı rahatsız edici davranışlarda bulunulmasını cezalandıran bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu suçun soruşturulması ve yargılanması sürecinde mağdur veya şüpheli tarafından sunulan beyanlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli bir yer tutar. Cinsel taciz suçu beyanı, olayın nasıl gerçekleştiğini, taraflar arasındaki ilişkiyi ve iddiaların dayanaklarını açıklamayı amaçlar.
Cinsel taciz iddialarında beyanın içeriği, somut ve tutarlı olmalıdır. Olayın zamanı, yeri, şekli ve tekrar edip etmediği gibi hususların açık şekilde ortaya konulması, hukuki değerlendirmenin sağlıklı yapılmasını sağlar. Özellikle mağdur beyanları, delillerle desteklendiği ölçüde yargılama sürecinde belirleyici olabilir. Tanık anlatımları, mesaj kayıtları, kamera görüntüleri ve benzeri unsurlar beyanları güçlendiren deliller arasında yer alır.
Cinsel taciz suçu beyanları yalnızca mağdur açısından değil, hakkında iddia bulunan kişi bakımından da büyük önem taşır. Savunma niteliğindeki beyanlarda, isnat edilen fiilin gerçekleşmediği, yanlış anlaşıldığı veya hukuki unsurlarının oluşmadığı ileri sürülebilir. Bu nedenle beyanların hukuki sınırlar içinde, ölçülü ve gerçeğe uygun şekilde hazırlanması gerekir.
Uygulamada cinsel taciz suçu beyanları, ceza yargılamasının seyrini doğrudan etkileyebilmektedir. Eksik, çelişkili veya soyut beyanlar hak kayıplarına yol açabilir. Bu sebeple sürecin hukuki bilgi ve deneyimle yürütülmesi, hem mağdur haklarının korunması hem de adil yargılanma ilkesinin sağlanması açısından büyük önem taşır.
Cinsel Taciz Suçu Beyan Dilekçesi Örneği
.… … CEZA MAHKEMESİ’NE,
DOSYA NO : …/… E.
MÜŞTEKİ :
VEKİLİ :
SANIK:
SAVUNMA:
KONU : Esasa İlişkin Beyanlarımızı İçerir Dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
1-) Mahkemenizin … tarihli oturumunda, tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.
2-) Henüz ….. yaşında olan müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin yakın bir arkadaşının abisi olması ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arzetmektedir. Müvekkilimiz henüz çocuk sayılabilecek bir yaşta olduğundan veçhile, sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak onun bisikletine binme ve birlikte dolaşma fikrine razı olmuş ve çocukça bir hevesle yaklaşmıştır.
3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa o yaşta bir çocuk olan müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu sözkonusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde annesinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.
4-) Müvekkilimiz ve yaşı ve konumu itibariyle bu durumu kaldıramayacak durumda olup, yaşanan bu olay neticesinde psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Hatta okula dahi giderken aile büyüklerinden birisinin yanında birlikte gitmesini istemektedir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.
5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir. Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…
Müşteki Vekili
İle ilgili.

Bir yanıt yazın