Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk, kiracı ile kiraya veren arasında ortaya çıkan hukuki ihtilafların dava açılmadan önce arabulucu aracılığıyla çözülmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Bu yöntem, kira ilişkilerinin korunmasını, uyuşmazlıkların daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle çözümlenmesini hedefler. Özellikle kira davalarının artmasıyla birlikte arabuluculuk, uygulamada büyük önem kazanmıştır.
Kira Arabuluculuğunun Hukuki Dayanağı
Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan düzenlemeler çerçevesinde uygulanmaktadır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan kira alacakları ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan davalar, mahkemeler tarafından usulden reddedilir. Böylece uyuşmazlıkların öncelikle barışçıl yollarla çözülmesi amaçlanmaktadır.
Arabuluculuğa Tabi Kira Uyuşmazlıkları
Kira arabuluculuğu kapsamında; kira bedelinin ödenmemesi, kira artış oranı, aidat ve yan giderler, tahliye taleplerine bağlı parasal uyuşmazlıklar ve tazminat talepleri yer alır. Ancak tahliye davalarının tamamı zorunlu arabuluculuk kapsamına girmemekte olup uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirme yapılır. Kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın parasal yönü ağır basıyorsa arabuluculuk dava şartı hâline gelir. Bu ayrım, uygulamada hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
Kira Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Süreci
Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, taraflardan birinin arabuluculuk bürosuna başvurmasıyla başlar. Arabulucu, kiracı ve kiraya vereni görüşmeye davet ederek müzakere sürecini yönetir. Süreç, kural olarak üç hafta içinde tamamlanır ve gerekli hâllerde bir hafta uzatılabilir. Tarafların anlaşması hâlinde düzenlenen anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge sayılabilir. Anlaşma sağlanamaması durumunda ise son tutanak düzenlenerek dava açma yolu açılır.
Kira Arabuluculuğunun Avantajları ve Önemi
Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk, taraflara zaman ve maliyet açısından önemli avantajlar sağlar. Uzun süren dava süreçleri yerine kısa sürede çözüm imkânı sunar. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin devam etmesi bakımından da arabuluculuk, daha yapıcı bir ortam oluşturur. Arabuluculuk sürecine başvurulmadan dava açılması hâlinde davanın usulden reddedilmesi, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmesi büyük önem taşır.

Bir yanıt yazın