Zilyetliğin tespiti davası, bir taşınır veya taşınmaz üzerindeki fiilî hâkimiyetin kime ait olduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi amacıyla açılan hukuki bir davadır. Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde düzenlenen zilyetlik kavramı, mülkiyet hakkından bağımsız olarak, eşya üzerinde fiilî tasarruf yetkisini ifade etmektedir. Bu nedenle zilyetliğin tespiti, özellikle mülkiyet uyuşmazlıkları ve fiilî kullanım ihtilaflarında büyük önem taşır.
Zilyetliğin tespiti dava dilekçesi hazırlanırken, öncelikle dava konusu eşyanın açıkça tanımlanması gerekmektedir. Taşınmazlar bakımından ada, parsel ve adres bilgileri; taşınırlar açısından ise eşyanın ayırt edici nitelikleri dilekçede net şekilde belirtilmelidir. Ayrıca zilyetliğin ne zamandan beri, hangi şekilde ve hangi hukuki veya fiilî sebebe dayanarak kullanıldığı ayrıntılı biçimde açıklanmalıdır.
Dava dilekçesinde, davacının zilyetlik iddiasını destekleyen olgular ve deliller açıkça ortaya konulmalıdır. Tanık beyanları, fotoğraflar, kira sözleşmeleri, fatura kayıtları, muhtarlık yazıları ve keşif talepleri zilyetliğin ispatında sıklıkla kullanılan deliller arasında yer almaktadır. Zilyetliğin kesintisiz, açık ve malik sıfatıyla kullanıldığı hususu özellikle vurgulanmalıdır.
Zilyetliğin tespiti davaları, çoğu zaman ileride açılabilecek tapu iptal ve tescil davaları veya el atmanın önlenmesi davaları açısından ön tespit niteliği taşımaktadır. Bu nedenle mahkemece yapılacak değerlendirme, tarafların ilerideki haklarını doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Dilekçenin eksiksiz ve hukuki dayanaklara uygun şekilde hazırlanması bu açıdan büyük önem taşır.
Sonuç olarak, zilyetliğin tespiti dava dilekçesi, fiilî hâkimiyetin hukuken güvence altına alınmasını sağlayan önemli bir hukuki başvuru yoludur. Sürecin sağlıklı ve etkin şekilde yürütülmesi adına, taşınmaz ve medeni hukuk alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.
Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği
… ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE;
DAVACI : TC No:
ADRES :
VEKİLİ :
ADRES :
DAVALILAR :
ADRESİ :
KONU : Zilyetliğin tespiti istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
DAVA DEĞERİ :
A Ç I K L A M A L A R I M I Z
1-) Müvekkilimiz, …. …. , … ili, … ilçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı tarlasının yanında bulunan ve tapu kaydı bulunmayan taşınmazı … yıldır tarımsal faaliyetler için kullanmaktadır. …/ …/ … tarihinde yapılan kadastro tespitinde, müvekkilimizin tarımsal faaliyetler için kullanmakta olduğu taşınmaz, sehven … …. ve …. …. kişileri adına tescil edilmiştir.
2-) Zilyet olarak gözüken ve adlarına tescil yapılan bu kişilerin aslında zilyetlikleri bulunmadığı kendi ifadeleri ile de sabit durumdadır.
3-) Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde mahkemenizce gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesi ile Mahkemenizce uygun görülmesi halinde duruşmalar sırasında dinleteceğimiz tanık beyanları durumu tüm açıklığı ile izah edecektir.
3-) Yanlış yapılan tescilin iptali ve zilyetliğin tespiti için Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.
HUKUKİ NEDENLER : 3402 S. K. m. 12, 4721 S. K. m. 981, 982, 983, 984, 6100 S. K. m. 240, 266, 288
HUKUKİ DELİLLER : 1. …/ …/ … kadastro tespit tutanağı 2. İfade tutanakları 3. Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/ …/ … tarihli kadastro tespitinin iptali ile müvekkil adına zilyetliğin tespitine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla bilvekale talep ederiz. …/…/…
EKLER :
Davacı Vekili
Av.

Bir yanıt yazın