Blog

  • Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi

    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi

    Maaş haczi müzekkeresi, icra takibi kapsamında borçlunun çalıştığı kuruma gönderilen ve maaşının belirli bir kısmının haczedilmesini talep eden resmi yazıdır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca maaşın tamamı değil, yalnızca kanunda öngörülen oran dahilinde haczi mümkündür. Bu sınırların aşılması veya usule aykırı işlemler yapılması hâlinde maaş haczi müzekkeresine itiraz edilebilir.

    Uygulamada en sık karşılaşılan itiraz nedenleri arasında, maaşın tamamına haciz konulması, birden fazla dosya nedeniyle yasal sınırı aşan kesinti yapılması ve borçlunun asgari geçimini engelleyecek ölçüde haciz uygulanması yer alır. Ayrıca borcun sona ermiş olması, ödeme yapılmış olmasına rağmen haczin devam etmesi ya da yanlış dosya üzerinden müzekkere gönderilmesi de itiraz sebebi oluşturur.

    Maaş haczinde temel ilke, borçlunun geçimini sağlayacak miktarın korunmasıdır. Bu kapsamda, maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir ve nafaka alacakları haricinde bu oran aşılamaz. İşverenin, icra müdürlüğünden gelen müzekkereyi bu sınırlara aykırı şekilde uygulaması da hukuka aykırılık teşkil eder.

    İtiraz sürecinde, icra dosyası kayıtları, maaş bordroları ve yapılan kesintilere ilişkin belgeler önem taşır. İcra müdürlüğü veya icra mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda müzekkerenin düzeltilmesine, haczin kaldırılmasına veya kesinti oranının yasal sınıra çekilmesine karar verebilir.

    Maaş haczi müzekkeresine itiraz, borçlunun ekonomik varlığını ve temel yaşamını doğrudan etkileyen bir konudur. Bu nedenle sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması için hukuki destek alınması büyük önem taşır.


    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi Örneği

    …  …… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

    DOSYA NO: ……./…….. E.

    CEVAP VEREN 3. ŞAHIS :

    VEKİLİ :

    BORÇLU :

    ALACAKLI :

    VEKİLİ :

    KONUSU : Maaş haczi müzekkeresine cevabımızdır.

    AÇIKLAMALAR : Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından borçlu ……………. hakkında gönderilen maaş haczi müzekkeresi müvekkil şirkete ………. tarihinde tebliğ olunmuştur.

    Dosyanız borçlusu ………., ……………. tarihi itibarı ile işten ayrılmış olup, müvekkil şirketten herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığından, maaş haczi kesintisi talebiniz yerine getirilememiştir.

    Gereğini vekaleten talep ederim.   ………………………………

    Vekili Av. ………………………

  • Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi

    Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının belirli bir kısmını infaz ettikten sonra kalan süreyi ceza infaz kurumu dışında geçirmesine imkân tanıyan bir infaz kurumudur. Ancak bu haktan yararlanan kişinin, yükümlülüklere aykırı davranması veya yeniden suç işlemesi hâlinde koşullu salıverilmenin geri alınması gündeme gelebilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu ise hukukun tanıdığı önemli bir güvencedir.

    Koşullu salıverilmenin geri alınması, hükümlünün denetim süresi içerisindeki davranışlarına bağlı olarak değerlendirilir. Denetim yükümlülüklerinin ihlali, kasıtlı bir suç işlenmesi ya da mahkemece belirlenen şartlara uyulmaması bu kapsamda ele alınır. Ancak her ihlal, koşullu salıverilmenin otomatik olarak geri alınmasını gerektirmez. İhlalin ağırlığı, sürekliliği ve hükümlünün kusur durumu dikkate alınmalıdır.

    İtiraz sürecinde, geri alma kararının hukuka uygun olup olmadığı ayrıntılı şekilde incelenir. Kararın yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı, savunma hakkının kullanılıp kullanılmadığı ve ölçülülük ilkesine uygunluk önemli değerlendirme ölçütleridir. Ayrıca, ihlalin zorunlu bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da itirazda ileri sürülebilir.

    Koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin itirazlar, infaz hâkimliği tarafından değerlendirilir. Hâkimlik, dosya kapsamını inceleyerek kararın kaldırılmasına, düzeltilmesine veya itirazın reddine karar verebilir. Bu süreç, hükümlünün özgürlüğünü doğrudan etkilediğinden son derece hassas bir nitelik taşır.

    Bu tür itirazların doğru gerekçelerle ve süresi içinde yapılması, telafisi güç sonuçların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Sürecin uzman bir hukukçu tarafından takip edilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesine katkı sağlar.




    Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi Örneği

    ……………………………..’ NE;

    DOSYA NO                      :  …/… E.

    SANIK                             

    MÜDAFİİ                         :

    KONU                               :

    A Ç I K L A M A L A R

    1-) Müvekkilimiz hakkında ….. Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarih ve …./…. E. …./… K. sayılı dosyası ile verilen …/…/…. tarihinden itibaren şartlı tahliye edilmesine dair karar, müvekkilin …/…/…. tarihinde işlemiş olduğu başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiştir.

    2-) Müvekkilimizin şartla tahliye kararına konu ceza süresi … ay … gün olup bihakkın tahliye tarihi …/…/… tarihidir. Şartla tahliye kararının geri alınmasına neden olan kasıtlı suçun bihakkın tahliye tarihinden sonra …/…/…tarihinde işlenmesi nedeniyle şartla tahliye kararının geri alınması şartları oluşmadığından aynen infaz kararı verilemeyecektir.

    3-) Belirtilen sebeple şartla tahliyenin geri alınması kararının tekrar incelemeye alınmasını müvekkil adına vekaleten talep ederiz. …/…/…

    EKLER:

    1-) … Mahkemesi …./…. E. …./… K. sayılı dosyası

    2-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Hükümlü Müdafii

                                                                                                                           Av.

  • Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi

    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi

    Avukatlık Reklam Yasağına Aykırılık ve Şikâyet Süreci

    Avukatlık mesleği, güven ve itibar esasına dayanan kamu hizmeti niteliğinde bir faaliyettir. Bu nedenle avukatların reklam yapması, Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ile sıkı şekilde sınırlandırılmıştır. Avukatlık reklam yasağı, haksız rekabetin önlenmesi ve mesleğin saygınlığının korunması amacıyla düzenlenmiştir.

    Reklam yasağına aykırılık; avukatın kendisini, bürosunu veya sunduğu hizmetleri tanıtıcı, övücü ya da karşılaştırmalı şekilde kamuoyuna sunması hâlinde gündeme gelir. İnternet sitelerinde abartılı ifadeler kullanılması, sosyal medya üzerinden sonuç garantisi verilmesi, “en iyi”, “en başarılı” gibi meslek etiğine aykırı tanımlar yapılması bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca ücret vaadi, dava kazanma garantisi veya yönlendirici reklam faaliyetleri de yasaklanan davranışlar arasındadır.

    Avukatlık reklam yasağına aykırı davranışlar, ilgili avukatın bağlı bulunduğu baroya şikâyet konusu yapılabilir. Baro, yapılan başvuru üzerine ön inceleme yaparak iddiaların meslek kurallarına aykırı olup olmadığını değerlendirir. Gerekli görülmesi hâlinde disiplin soruşturması başlatılır ve avukattan savunma istenir.

    Disiplin incelemesi sonucunda, reklam yasağının ihlal edildiği tespit edilirse uyarma, kınama, para cezası veya geçici meslekten men gibi yaptırımlar uygulanabilir. Şikâyetin dayanaksız bulunması hâlinde ise dosya işlemden kaldırılır. Bu süreçte delillerin somut, açık ve hukuka uygun olması büyük önem taşır.

    Avukatlık reklam yasağına ilişkin şikâyetler, bireysel menfaatten ziyade mesleki düzenin ve kamu güveninin korunmasını amaçlar. Bu nedenle sürecin mevzuata uygun, bilinçli ve ölçülü şekilde yürütülmesi hem başvuran hem de meslek disiplini açısından önemlidir.




    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi Örneği

    … BAROSU BAŞKANLIĞI’NA

    ŞİKAYET EDEN :

    ŞÜPHELİLER     : www.avukat.av.tr sitesi sorumluları

    SUÇ                       :1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 55 ve 164. Maddelerine, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9.maddesine aykırılık

    SUÇ KONUSU :Avukatlık reklam yasağına aykırı olarak faaliyet gösteren internet sitesi

    AÇIKLAMALAR: Bilindiği üzere Avukatlık mesleği ticari faaliyet niteliğinde olmayıp, Anayasamızın 135.maddesi gereği  Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek kuruluşlarına bağlı olarak görevini ifa eden kamu görevi niteliğindedir.

    1136 SAYILI KANUNU Madde 55: Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tebalalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmeliklerle belirlenir.

    Türkiye Barolar Birliği Reklam Yönetmeliği Madde 9/3-c: İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesinde veya kendi sitesinden başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    İnternet ortamında Google arama motorunda yapılan Bursa En İyi Avukat, Bursa Avukat, Bursa Boşanma, Bursa Ceza gibi ifadeler yazıldığında www.avukat.av.tr web sitesi çıkacak şekilde internet ortamında reklam verilmiştir.

    İlgili internet sitesine girildiğinde çok açıkça görüleceği şekilde, ÜCRETSİZ DANIŞMA bölümü mevcuttur. Bu tür ücretsiz verilen hukuki danışmanlıklar mesleki etik kurallarına aykırı olduğu gibi Avukatlık Kanunu madde 164’e de aykırıdır.

    İnternet ortamında Google arama motorlarında en başta ve en üstte çıkmak için paralar yatırarak tıklanmanın sağlanması, yatırılan para karşılığında üste çıkma, paralı üste çıkma sebebiyle tıklanma nedeniyle yine üste çıkartılması, sosyal paylaşım hesapları ara yüzlerine gizli kelimeler koyarak paralı öne çıkarma yapılmasının Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği ile bağdaşmadığı aşikardır.

    HUKUKİ AYKIRILIKLAR:

    • 1136 sayılık Avukatlık Kanunu’nun 55/1 numaralı maddesinde ‘reklam yasağı’ düzenlenmiştir. Buna göre; Avukatların iş elde etmek

    için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat ünvanı ile akademik unvan kullanmaları yasaktır.

    • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/4 numaralı maddesinde, Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-a numaralı maddesinde, (Değişik: RG 7/9/2010-27695)5 Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi, baro ve Türkiye Barolar Birliği seçimlerine yönelik oy verecek üye ve delegeleri kendileri ve diğer adaylar hakkında bilgilendirme gibi bilgilerin bulunmasını sağlar,
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-b numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; “adı ve soyadı”, “avukatlık ortaklığı unvanı”, ”avukatlık bürosu unvanı”, “bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro” “avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak” dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz,

    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-c numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,

    1)Avukatlık kanununa aykırı danışmanlık hizmeti veren www.avukat.av.tr sitesinin yayından kaldırılmasına,

    2)Şüpheliler tespit edilerek haklarında eylemlerine uyan Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 12 hükümlerince gerekli soruşturmanın yapılarak, gereğinin yapılmasını saygılarımla talep ve arz ederim. ../../20..

  • Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi

    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi

    Avukatlar, mesleklerini icra ederken Avukatlık Kanunu’na, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na ve meslek etiğine uygun davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklere aykırı hareket eden avukatlar hakkında, bağlı bulundukları baroya şikâyet yoluna başvurulabilir. Baroya yapılan şikâyetler, avukatın disiplin sorumluluğunun incelenmesini amaçlayan idari nitelikte başvurulardır.

    Avukatı baroya şikâyet etme sebepleri somut ve ciddi olmalıdır. Müvekkil ile iletişimsizlik, dosyanın takipsiz bırakılması, mesleki özenin gösterilmemesi, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, etik dışı davranışlar veya müvekkile karşı güven sarsıcı tutumlar bu kapsama girer. Ancak her memnuniyetsizlik disiplin ihlali sayılmaz; değerlendirme, meslek kuralları çerçevesinde yapılır.

    Şikâyet sürecinde baro, öncelikle iddiaları ve sunulan delilleri inceler. Gerekli görülmesi hâlinde avukattan savunma istenir ve disiplin soruşturması başlatılır. İnceleme sonucunda uyarma, kınama, para cezası, geçici meslekten men veya sürekli çıkarma gibi disiplin yaptırımları uygulanabilir. Şikâyetin haksız veya dayanaksız olması hâlinde ise işlem yapılmayabilir.

    Avukatı baroya şikâyet, tazminat veya dava açma yolundan farklıdır. Baro süreci, zararın giderilmesini değil, mesleki disiplinin sağlanmasını hedefler. Bu nedenle maddi zarar iddiaları ayrıca hukuk mahkemelerinde ileri sürülmelidir.

    Şikâyet sürecinin doğru şekilde yürütülmesi, somut olayların açık ve belgeli olarak ortaya konulması büyük önem taşır. Hukuki sürecin bilinçli şekilde yönetilmesi, hem başvurunun ciddiyetini artırır hem de olası hak kayıplarının önüne geçer.




    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi Örneği

    …….. BAROSU BAŞKANLIĞI’NA,

    ŞİKAYET EDEN            :

    ŞİKAYET EDİLEN

    AVUKAT                         :

    BARO SİCİL NO            :

    ŞİKAYET KONUSU      :….. isimli ve ….sicil Nolu avukatın meslek kurallarına aykırı

    hareketi sebebiyle şikayetimizdir.

    ŞİKAYET NEDENLERİ:

    1-) …. Barosu’na …. sicil No’su ile bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekte olan avukat….……’ya tarafımca boşanma davamı takip etmek üzere …./…/…. tarihinde vekalet verilmiştir. (EK-1)

    2-) Vekalet görevini üstlenmiş olduğu …. Aile Mahkemesinin …. sayılı boşanma davasında vekalet ücretini peşinen almış olmasına rağmen davamı gereği gibi takip etmediği gibi, dava sonuçlanmış olmasına rağmen dosyanın ayrıca temyize Yargıtay’a göndereceğini söyleyerek ek olarak ….. TL. daha almış ve haksız menfaat temin etmiş bulunmaktadır. (EK-2)

    3-) Bunun üzerine kendisini …… Noterliğinin ….yevmiye numaralı azilnamesiyle vekilliğimden azletmiş bulunmaktayım. (EK-3)

    4-) Açıklamaya çalıştığım nedenlerle; ilgili avukat hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet etme zarureti tarafımızca hasıl olmuştur.

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle; şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılmasını saygıyla talep ederim. …/…/…

    Şikayet Eden

                                                                                                           ……………..

    EKLER:

    1-) …/…/… tarihli vekaletname örneği

    2-) Ödeme makbuzları,

    3-) …/…/… tarihli azilname

  • Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi

    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi

    Trafik cezalarının hukuka uygun şekilde uygulanabilmesi için ilgili cezanın muhatabına usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi zorunludur. Tebligat yapılmadan ya da hatalı tebligatla kesinleştiği iddia edilen trafik cezaları, kişilerin savunma ve itiraz hakkını doğrudan ihlal eder. Bu nedenle tebliğ edilmeden kesinleşen trafik cezalarına karşı itiraz yolu açıktır.

    Karayolları Trafik Kanunu ve Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, trafik cezasının öğrenilmesi ile tebliğ edilmesi farklı kavramlardır. Kişinin e-Devlet üzerinden veya banka borç sorgulamalarında cezayı görmesi, usulüne uygun tebligat yerine geçmez. Tebliğ yapılmadan cezanın kesinleşmiş sayılması, hukuka aykırı bir durum oluşturur.

    Uygulamada sıklıkla, plaka üzerinden kesilen trafik cezalarının adres değişikliği, hatalı adres bildirimi veya hiç tebligat yapılmaması nedeniyle ilgilisine ulaşmadığı görülmektedir. Bu gibi durumlarda kişi, cezadan ancak icra aşamasında ya da ödeme sırasında haberdar olmaktadır. Bu durum, itiraz süresinin fiilen kullanılamamasına yol açar.

    Tebliğ edilmeden kesinleştiği iddia edilen trafik cezalarına karşı yapılan itirazlarda, öncelikle tebligatın usulsüz olduğu veya hiç yapılmadığı ortaya konulmalıdır. PTT kayıtları, tebligat evrakları ve nüfus adres bilgileri bu aşamada önem taşır. Mahkeme veya sulh ceza hâkimliği, tebligatın hukuka aykırı olduğunu tespit ederse cezanın iptaline karar verebilir.

    Bu tür itirazlar, hem idari para cezasının kaldırılması hem de haksız yere uygulanan faiz ve icra işlemlerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır. Sürecin doğru ve etkili yürütülmesi için hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltır.




    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi Örneği

    NÖBETÇİ (…) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE,

    İTİRAZ EDEN                                    :

     TC KİMLİK NUMARASI               :

    ADRES                                                  :

    VEKİLİ                                                 :

     ADRES                                                :

     İTİRAZA KONU TUTANAĞIN

    DÜZENLEME TARİHİ                   :

     TUTANAĞIN

    TEBELLÜĞ TARİHİ                       :

     KONU                                                 : …..Trafik Denetleme Şube’nin …/…/… Tarihli  ve ………… Seri Numaralı Trafik Ceza

    Tutanağında Yazılı Para Cezasının İptali İstemimizi İçerir Dilekçemizden İbarettir.

    A Ç I K L A M A L A R                            

    1-) Müvekkilimize ait ………… tescil plakalı motosikletiyle ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 51. maddesine istinaden “Hız sınırlarına uymama suçu”nu işlendiği gerekçesiyle gıyabında kesilen toplam ………… -TL bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenmiştir.

    2-) Müvekkilimiz Gelir İdaresi Başkanlığına ait internet sitesi üzerinden … yılı Motorlu Taşıtlar Vergisine ilişkin sorgulama yaparken bu trafik cezasından haberi olmuş; tarafına herhangi bir tebliğ yapılmadığından suçun içeriği ile ilgili bir bilgisi de bulunmamaktadır.

    3-) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca “Trafik idari para cezası karar tutanaklarının tebliği,  5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20nci maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımı süreleri içerisinde yapılır.”

    Ancak yasal süre içerisinde müvekkilimize söz konusu cezaya ilişkin olarak herhangi bir tebligatta bulunulmamıştır.

    4-) Yukarıda açıklanan nedenlerle mevzuata aykırı olarak, tebliğ edilmesi gerektiği halde tebliğ edilmeden kesinleştirilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 2918 S. K. m. 51, 116; Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve                                                                           Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 10

    SONUÇ VE İSTEM                     : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle itirazımızın kabulü ile mevzuata aykırı olarak düzenlenen ….-TL para cezasının iptaline karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale talep  ederiz.  …/…/…

    İtiraz Eden Vekili

     Av.

  • Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi

    Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi

    Kayyımlık, belirli bir malın yönetilmesi ya da bir kişinin menfaatlerinin korunması amacıyla mahkeme tarafından atanan kayyım aracılığıyla yürütülen geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Türk Medeni Kanunu kapsamında uygulanan bu kurum, zorunlu hâllerle sınırlı olup süresiz bir müdahale niteliği taşımaz. Kayyımlık sebebinin ortadan kalkması hâlinde kayyımlığın kaldırılması talep edilebilir.

    Kayyımlığın kaldırılması istemi, kayyım atanmasına neden olan hukuki veya fiilî durumun sona erdiğinin ispatlanmasına dayanır. Örneğin, malvarlığının yönetimini engelleyen hukuki bir uyuşmazlığın sonuçlanması, kişinin ehliyetine ilişkin şüphelerin ortadan kalkması veya temsil ihtiyacının sona ermesi bu kapsamdadır. Bu tür durumlarda kayyımlığın devamı hukuka aykırı hâle gelir.

    Mahkeme, kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin talepleri değerlendirirken mevcut delilleri, kayyımın görev kapsamını ve korunması amaçlanan menfaati dikkate alır. Kayyımlığın artık gerekli olmadığı, ölçülülük ilkesine aykırı bir müdahaleye dönüştüğü veya ilgili kişinin haklarını gereksiz şekilde sınırladığı tespit edilirse kayyımlığın kaldırılmasına karar verilebilir.

    Uygulamada kayyımlığın kaldırılması taleplerinde, somut ve güncel delillerin sunulması büyük önem taşır. Resmî belgeler, mahkeme kararları, bilirkişi raporları veya ilgili kurum yazıları bu süreçte belirleyici rol oynar. Sürecin usule ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.

    Kayyımlığın kaldırılması istemi, bireyin malvarlığı ve tasarruf özgürlüğü üzerinde doğrudan etkili olduğundan, hukuki sürecin uzman desteğiyle takip edilmesi tavsiye edilir.



    Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi Örneği

    ….. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVACI                             :                                                                           TC No:

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              :

    MADDİ İLGİLİ               :

    KONU                                : Kayyımlığın kaldırılması istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı dosyasında …. …. ‘nın nikahsız ilişki yaşadığı … …’dan …/…/…. tarihinde küçük … … dünyaya geldiği, buna dair olarak açılacak babalık davasında …. …. ile çocuğu küçük … …’ın menfaatlerinin çatışacağı gerekçesi ile küçük … …’a kayyım atanması istenmiş ve bu davanın neticesinde müvekkilimiz … …. kayyım olarak atanmış bulunmaktadır.

    2-) Sözü geçen babalık davası … Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı dosyasında …/…/… tarihinde açılmış,  işbu dava …/…/… tarihinde karara çıkmış ve …/…/… tarihinde de kesinleşmiştir.

    3-) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 447. Maddesi;

    “Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.

    Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.” hükümlerine haizdir.

    Bu hüküm çerçevesinde babalık davasının açılmış ve kesinleşmiş olması nedeniyle müvekkilimizin kayyımlık görevi gereği üstlendiği iş sona ermiştir.

    4-) Açıklanan nedenlerle …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı ile kayyım olarak atanan müvekkilimizin kayyımlığının kaldırılmasını mahkemenizden isteme zorunluluğu işbu dilekçe ile hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 6100 S. K. m. 1, 4, 5, 6; 4721 S. K. m. 403, 426,  428, 429, 430, 431, 477, 478.

    HUKUKİ DELİLLER                  : 1-) …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/…   …/… K.sayılı kararı

                                                                     2-)… Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı

    SONUÇ VE İSTEM                          : Açıklanan nedenlerle …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı ile kayyım olarak atanan müvekkilimizin kayyımlığının kaldırılmasını mahkemenizden saygıyla talep ederiz.  …/…/….

    EKLER                                                :

    Davacı Vekili

              Av.

  • Müddetnameye İtiraz Dilekçesi

    Müddetnameye İtiraz Dilekçesi

    Müddetname, hükümlü hakkında verilen cezanın ne kadar süreyle infaz edileceğini, koşullu salıverilme tarihini ve ceza infazına ilişkin diğer süreleri gösteren resmi belgedir. Ceza infaz kurumları tarafından düzenlenen bu belge, hükümlünün ceza süresinin doğru şekilde hesaplanması açısından büyük önem taşır. Ancak uygulamada, müddetnamede hesaplama hataları veya hukuka aykırı değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu gibi durumlarda müddetnameye itiraz edilmesi mümkündür.

    Müddetnameye itiraz, cezanın başlangıç tarihi, mahsup edilecek süreler, tutuklulukta geçen zaman, koşullu salıverilme oranı veya denetimli serbestlik süresi gibi konularda yapılan yanlışlıkların düzeltilmesini amaçlar. Özellikle tutukluluk süresinin eksik hesaplanması ya da infaz rejiminin yanlış uygulanması, hükümlü açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

    İtiraz sürecinde, infaz dosyasındaki kararlar, mahkeme ilamları ve önceki tutukluluk kayıtları detaylı şekilde incelenmelidir. Müddetnamenin hangi gerekçeyle hatalı olduğu açık ve somut biçimde ortaya konulmalıdır. Bu kapsamda, mevzuata aykırı hesaplama yapılması veya Yargıtay içtihatlarına uygun olmayan bir değerlendirme bulunması itirazın dayanağını oluşturur.

    Müddetnameye itiraz, infaz hâkimliği önünde ileri sürülür ve hâkim, dosya üzerinden ya da gerekli görmesi hâlinde duruşma açarak inceleme yapar. Yapılan inceleme sonucunda hatalı bir hesaplama tespit edilirse müddetnamenin düzeltilmesine karar verilir. Bu süreç, hükümlünün özgürlüğüne doğrudan etki ettiğinden, hukuki destek alınarak yürütülmesi büyük önem taşır.


    Müddetnameye İtiraz Dilekçesi Örneği

    …  CEZA MAHKEMESİ’NE

    İTİRAZ EDEN

    (HÜKÜMLÜ)                   :

    SAVUNMA:

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Müddetnameye itirazımızdan ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                   :

    1-) Müvekkilimiz hakkında … suçundan mahkemeniz ilamı ile hükümlü hakkında verilen … yıl … ay hapis cezasının infazı sırasında, Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen müddetnamede, şartla tahliye tarihi …/…/…, bihakkın tahliye tarihi ise …/…/… olarak belirtilmiştir.

    2-) Müvekkilimiz …/…/… tarihinde şartla tahliye edilmiş olup deneme süresi içinde ve …/…/… tarihinde … suçu nedeniyle …/…/… tarihinde gözaltına alınmış ve … ay … gün … Cezaevi’nde tutuklu kalmıştır. Kasten işlenen bu suç nedeniyle, müvekkilimiz hakkında verilen şartla tahliye kararı geri alınarak suç tarihinden, bihakkın tahliye tarihine kadar olan sürenin aynen infazına karar verilmiştir.

    3-) … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen …/…/… tarihli müddetnameye göre bu cezanın infazına …/…/… tarihinde başlandığı, … sayılı Yasa doğrultusunda çekmesi gereken cezadan … yıllık indirim uygulandığı, bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

    4-) Müvekkilimizin hürriyetinin kısıtlanmasına neden olan … ay … günlük sürenin mahkemeniz hükmünün infazı sürecinde mahsup edilmesi Türk Ceza Kanunu gereğidir. Bu temelde müvekkilimiz hakkında düzenlenen müddetnamenin yeniden düzenlenerek bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak değiştirilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER  : 5237 S. K. m. 7; 5275 S. K. m. 107, 108.

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulüne ve müvekkilimiz hakkında Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen müddetnamede belirtilen bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak değiştirilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz. …/…/…

    Hükümlü Müdafii

  • Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi

    Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi

    Müteselsil borçluluk, bir borcun birden fazla kişi tarafından birlikte ve borcun tamamından sorumlu olunması hâlidir. Bu durumda alacaklı, borcun tamamını borçlulardan herhangi birinden talep edebilir. Ancak müteselsil borçlulardan birinin, kendi payını aşacak şekilde ödeme yapması hâlinde, fazla ödenen tutarın diğer borçlulardan tahsili gündeme gelir. Bu hak, hukukumuzda rücu ve sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilir.

    Müteselsil borçlu, alacaklıya yaptığı ödemenin ardından iç ilişkideki sorumluluk oranlarını esas alarak diğer borçlulara başvurma hakkına sahiptir. Örneğin borç üç müteselsil borçluya aitken borcun tamamı tek bir borçlu tarafından ödenmişse, bu borçlu kendi payı dışındaki tutarı diğer borçlulardan talep edebilir. Burada önemli olan husus, fazla ödemenin belgelerle ispat edilebilmesidir.

    Fazla ödeme tahsili talebinde bulunabilmek için ödemenin zorunlu olarak yapılmış olması, borcun gerçekten mevcut olması ve ödemenin iç ilişkideki payı aşması gerekir. Banka dekontları, icra dosyası kayıtları ve sözleşmeler bu noktada önemli deliller arasında yer alır. Ayrıca ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmesi de mümkündür.

    Uygulamada müteselsil borçlu fazla ödeme tahsili talepleri, genellikle alacak davaları kapsamında ele alınmakta ve mahkeme, borçlular arasındaki iç ilişkiyi dikkate alarak karar vermektedir. Bu nedenle, sürecin hukuka uygun ve eksiksiz yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.




    Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi Örneği

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

    DAVACI                           :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                            :

    ADRES                             :

    DAVALI                           :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Müteselsil borçlu sıfatıyla yapılan fazla ödemenin diğer borçludan tahsili istemimizi içerir dilekçemizdir.

    DAVA DEĞERİ              :

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimiz ve dosyamız davalısı (diğer dosya borçlusu) aleyhine ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosya ile bono sebebiyle icra takibi başlatılmıştır. Toplam dosya borcu…….- TL olup müvekkilimiz dosyamız davalısı (borçlu) ile bonoyu kefil hanesini de boş bırakarak birlikte imzalamıştır.

    2-) Müvekkilimiz icra dosya borcunun tamamı olan ……..-TL’yi …/…/… tarihinde dosya alacaklısına ödemiş bulunmaktadır. Ancak yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde belirtilenAksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Hüküm de dikkate alınarak müvekkilimizin davalı ile müteselsil borçlu olmasından ötürü asıl borç olan ………-TL’nin 1/2’sinden sorumlu olması gerekmektedir.

    3-) Müvekkilimizin davalı ile birlikte imzaladıkları bonoya dayalı olarak bono alacaklısına yaptığı fazladan ……-TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER  6098 S. K. m.167; 6100 S. K. m. 2, 6

    HUKUKİ DELİLLER    :

    1-) ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosyası 

    SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bono alacaklısına müvekkilimiz tarafından yapılan …….-TL ödemenin müteselsil borçludan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

                                                                                                        Davacı Vekili

    Av.

  • Adli Tıp Kurumu Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi

    Adli Tıp Kurumu Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi

    Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar, ceza ve hukuk yargılamalarında delil niteliği taşıyan ve mahkemenin kararını doğrudan etkileyebilen önemli belgelerdir. Ancak bu raporların kesin ve tartışılmaz nitelikte olduğu söylenemez. Raporda maddi hata, eksik inceleme, çelişki veya bilimsel verilerle uyumsuzluk bulunması hâlinde, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulması mümkündür.

    İtiraz dilekçesi hazırlanırken, öncelikle raporun hangi yönlerden hatalı veya yetersiz olduğu açıkça ortaya konulmalıdır. Olayın oluş şekli ile rapor sonuçları arasındaki çelişkiler, tıbbi değerlendirmelerdeki eksiklikler veya raporda dikkate alınmayan deliller somut biçimde dilekçede belirtilmelidir. Özellikle yaralanmanın niteliği, iyileşme süresi, iş gücü kaybı oranı veya kusur değerlendirmesi gibi hususlarda yapılan hatalar itiraz konusu yapılabilmektedir.

    Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesinde, bilimsel ve teknik gerekçelere yer verilmesi büyük önem taşır. Gerekli hâllerde özel hastane raporları, uzman hekim görüşleri veya akademik değerlendirmeler dilekçeye eklenerek itiraz desteklenmelidir. Ayrıca raporun hangi dosya kapsamında düzenlendiği, rapor tarihi ve raporu düzenleyen ihtisas dairesi dilekçede açıkça belirtilmelidir.

    Mahkeme, yapılan itiraz üzerine raporu yeniden değerlendirebilir, ek rapor talep edebilir veya dosyanın farklı bir ihtisas dairesine ya da Adli Tıp Üst Kurulu’na gönderilmesine karar verebilir. Bu nedenle itiraz dilekçesi, yargılamanın seyrini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir ve dikkatle hazırlanmalıdır.

    Sonuç olarak, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itiraz dilekçesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil yargılanma hakkının korunması açısından önemli bir hukuki başvuru yoludur. Sürecin doğru ve etkin şekilde yürütülmesi adına, alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.


    Adli Tıp Kurumu Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

    DOSYA NO                                   : …/… E.

    MÜŞTEKİ  (T.C)                        :

    ADRES                                          :

    VEKİLİ                                          :

    ADRES                                          :

    SANIK                                           :

    ADRESİ                                        :

    VEKİLİ                                         :

    ADRES                                          :

    KONU                                            : …/…/… tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazlarımızı

    içerir.

    AÇIKLAMALAR               

    1-) Mahkemenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyasında …/…/… tarihinde alınan ilk bilirkişi raporunda “sağ omuz üstte künt cisimle oluşmuş darp izi, sağ el 2. parmakta çıkık olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği” belirtilmiştir. Bunun üzerine alınan …/…/… tarihli bir başka raporda ise “yaralanma anında oluşan çıkığın son genel muayenesinde düzelmiş olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine” karar verilmiş olup iki rapor arasında çelişki olması sebebi ile mahkemenize …/…/… tarihinde yaptığımız itiraz ile Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesinden rapor alınması hususunda mahkemeniz karar vermiştir.

    2-) Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi tarafından bir rapor hazırlanmış olup bu rapor da mahkemenizce verilecek hükme esas teşkil edecek derecede açık ve gerekçeli değildir. Daha önce verilmiş olan ve çelişkiler içeren iki adet bilirkişi raporunda yer alan konular aydınlatılmamış olup söz konusu raporun hükme esas alınmasım ümkün bulunmamaktadır.

    3-) Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, söz konusu Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi raporuna raporuna itiraz ediyoruz.

    HUKUKİ NEDENLER           : 5271 S. K. m. 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73.

    SONUÇ VE İSTEM                 : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/…/… tarihli Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi itirazlarımızın kabulü ile, yeniden ve itirazlarımızda belirttiğimiz hususları da kapsar şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, vekaleten talep ederiz. …/…/…

    Müşteki Vekili

                                                                                                                       Av.

  • Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi

    Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi

    Zilyetliğin tespiti davası, bir taşınır veya taşınmaz üzerindeki fiilî hâkimiyetin kime ait olduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi amacıyla açılan hukuki bir davadır. Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde düzenlenen zilyetlik kavramı, mülkiyet hakkından bağımsız olarak, eşya üzerinde fiilî tasarruf yetkisini ifade etmektedir. Bu nedenle zilyetliğin tespiti, özellikle mülkiyet uyuşmazlıkları ve fiilî kullanım ihtilaflarında büyük önem taşır.

    Zilyetliğin tespiti dava dilekçesi hazırlanırken, öncelikle dava konusu eşyanın açıkça tanımlanması gerekmektedir. Taşınmazlar bakımından ada, parsel ve adres bilgileri; taşınırlar açısından ise eşyanın ayırt edici nitelikleri dilekçede net şekilde belirtilmelidir. Ayrıca zilyetliğin ne zamandan beri, hangi şekilde ve hangi hukuki veya fiilî sebebe dayanarak kullanıldığı ayrıntılı biçimde açıklanmalıdır.

    Dava dilekçesinde, davacının zilyetlik iddiasını destekleyen olgular ve deliller açıkça ortaya konulmalıdır. Tanık beyanları, fotoğraflar, kira sözleşmeleri, fatura kayıtları, muhtarlık yazıları ve keşif talepleri zilyetliğin ispatında sıklıkla kullanılan deliller arasında yer almaktadır. Zilyetliğin kesintisiz, açık ve malik sıfatıyla kullanıldığı hususu özellikle vurgulanmalıdır.

    Zilyetliğin tespiti davaları, çoğu zaman ileride açılabilecek tapu iptal ve tescil davaları veya el atmanın önlenmesi davaları açısından ön tespit niteliği taşımaktadır. Bu nedenle mahkemece yapılacak değerlendirme, tarafların ilerideki haklarını doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Dilekçenin eksiksiz ve hukuki dayanaklara uygun şekilde hazırlanması bu açıdan büyük önem taşır.

    Sonuç olarak, zilyetliğin tespiti dava dilekçesi, fiilî hâkimiyetin hukuken güvence altına alınmasını sağlayan önemli bir hukuki başvuru yoludur. Sürecin sağlıklı ve etkin şekilde yürütülmesi adına, taşınmaz ve medeni hukuk alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.




    Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE;

    DAVACI                            :                                                                                   TC No:

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                             

    DAVALILAR                       :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Zilyetliğin tespiti istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    DAVA DEĞERİ               :

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) Müvekkilimiz, …. …. , … ili, … ilçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı tarlasının yanında bulunan ve tapu kaydı bulunmayan taşınmazı … yıldır tarımsal faaliyetler için kullanmaktadır. …/ …/ … tarihinde yapılan kadastro tespitinde, müvekkilimizin tarımsal faaliyetler için kullanmakta olduğu taşınmaz, sehven … …. ve …. …. kişileri adına tescil edilmiştir.

    2-) Zilyet olarak gözüken ve adlarına tescil yapılan bu kişilerin aslında zilyetlikleri bulunmadığı kendi ifadeleri ile de sabit durumdadır. 

    3-) Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde mahkemenizce gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesi ile Mahkemenizce uygun görülmesi halinde duruşmalar sırasında dinleteceğimiz tanık beyanları durumu tüm açıklığı ile izah edecektir.

    3-) Yanlış yapılan tescilin iptali ve zilyetliğin tespiti için Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER    : 3402 S. K. m. 12, 4721 S. K. m. 981, 982, 983, 984, 6100 S. K. m. 240, 266, 288

    HUKUKİ DELİLLER      : 1. …/ …/ … kadastro tespit tutanağı                                                                                                                                                                  2.   İfade tutanakları                                                                                                                                                                                              3.  Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,

    SONUÇ VE İSTEM               : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/ …/ … tarihli kadastro tespitinin iptali ile müvekkil adına zilyetliğin tespitine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla bilvekale talep ederiz. …/…/…

    EKLER                                     : 

                                                                                                Davacı Vekili

                                                                                                         Av.