Blog

  • Terk Nedeniyle İhtar Gönderilmesi Talebi Dilekçesi

    Terk Nedeniyle İhtar Gönderilmesi Talebi Dilekçesi

    Terk nedeniyle ihtar gönderilmesi talebi, evlilik birliğini haklı bir sebep olmaksızın terk eden eşe karşı, Türk Medeni Kanunu kapsamında başvurulan önemli bir hukuki yoldur. Terk, eşlerden birinin ortak konutu terk etmesi ya da haklı bir neden olmaksızın ortak hayata dönmemesi hâlinde söz konusu olur. Bu durumda terk edilen eş, belirli şartların varlığı hâlinde ihtar yoluna başvurabilir.

    İhtar talebinin temel amacı, terk eden eşe ortak konuta dönmesi için son bir fırsat tanınmasıdır. Kanun gereği, terk eyleminin en az dört ay sürmüş olması ve ihtarın hâkim veya noter aracılığıyla yapılması gerekir. Bu ihtarda, eşe ortak hayata dönmesi için iki ay süre verilir ve dönmemesi hâlinde doğacak hukuki sonuçlar açıkça bildirilir.

    Terk nedeniyle ihtar, ileride açılabilecek boşanma davası açısından büyük önem taşır. Usulüne uygun şekilde gönderilen ihtara rağmen eşin ortak hayata dönmemesi hâlinde, terk eden eş kusurlu kabul edilir ve bu durum boşanma davasında dayanak olarak ileri sürülebilir. Bu nedenle ihtarın içeriği, süresi ve gönderilme şekli hukuka uygun olmalıdır.

    Mahkeme, ihtar talebini değerlendirirken terk olgusunun varlığını, tarafların kusur durumunu ve evlilik birliğinin fiilen sona erip ermediğini inceler. Haklı bir sebep olmaksızın yapılan terk hâllerinde ihtar talebi kabul edilebilir. Ancak eşin evden ayrılmasının haklı bir nedene dayanması durumunda ihtar hukuki sonuç doğurmaz.

    Terk nedeniyle ihtar gönderilmesi talebi, aile hukukunda sonuçları ağır olabilen bir süreçtir. Bu nedenle talebin doğru zamanda, doğru gerekçelerle ve mevzuata uygun şekilde yapılması, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.




    Terk Nedeniyle İhtar Gönderilmesi Talebi Dilekçesi Örneği

    ……. AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE İHTAR TALEP EDEN :

    VEKİLİ :

    KARŞI TARAF :

    ADRES :

    KONU : Terk nedeni ile ihtar istemidir.

    AÇIKLAMALAR :

    1-Müvekkilimiz karşı taraf ile … yıldan bu yana evlidir. Nüfus kayıtları, ……. İli, ……. İlçesi, ……. Mahallesi, Cilt No; ……., Aile No;……., Sıra No; ……. dadır. Evliliklerinden ise … isimli iki çocukları bulunmaktadır.

    2-Müvekkilimiz ev hanımı olup müşterek çocukların bakımı ile ilgilenmektedir. İhtar istenen eş, müvekkilime haber vermeden müşterek konutu 5 ay(4 aydan fazla olmalı) önce terk etmiş ve bu süreçte ne eşini ve ne de çocuklarını arayıp sormamıştır.

    3- Eşe ulaşma çabaları sonuçsuz kalmakta, eşin ………………… numaralı telefonu çoğu zaman ulaşılamaz durumda olmakta, ulaşıldığı zamanlarda ise telefonu açmamaktadır.

    4-Müvekkilimiz, eşinin ……………………adresinde kendisine başka bir ev tutup eşyalar almak suretiyle yeni bir düzen kurduğunu haricen öğrenmiş, terk eden eş, bu adresten müşterek konuta çağırılmış ancak karşı taraf, müvekkilime, bir daha eve dönmeyeceği yönünde haber göndermiştir. Karşı taraf 5 aydır evliliği ile ilgili hiçbir sorumluluğunu da yerine getirmemektedir. Üstelik müşterek konutu terk etmesi için ortada hiç bir haklı sebebi de bulunmamaktadır.

    5-Müvekkilimiz, yıllardır süren evliliğini ve müşterek çocukların geleceğini düşündüğü için kendisini evine davet etmektedir.

    6- Müvekkilim, bu beş aylık sürede adres değiştirmemiş olup, halen aynı adres olan …………………………‘da müşterek çocukları ile birlikte ikamet etmeye devam etmektedir. Müvekkilimiz sürekli olarak evdedir. Her ihtimale karşı, aynı adreste …. nolu dairede ikamet eden karşı komşu olan ………………. ‘ ya da bir anahtar bırakılmıştır. Buradan da günün her saati anahtarın alınması mümkündür.

    7-Evin geçimini temin eden kişi ihtar olunan eş olmasına rağmen, mahkemenin bu hususta takdir etmesi halinde, ihtar olunan eşin müşterek konuta dönüşü için gereken yol ve sair ücretler tarafımızca ödenecektir.

    TALEP : Açıklanan nedenlerle karşı tarafa 2 ay içinde evine ve eşine geri dönmesinin bildirilmesine, aksi taktirde MK. ilgili maddeleri uyarınca Terk nedeniyle boşanma davası açılacağının ihtar edilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımızla talep ederiz.

    İhtar Eden

    Vekili

  • Cinsel Taciz Suçu Beyan Dilekçesi

    Cinsel Taciz Suçu Beyan Dilekçesi

    Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nda kişilerin vücut dokunulmazlığına yönelik olmaksızın, cinsel amaçlı rahatsız edici davranışlarda bulunulmasını cezalandıran bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu suçun soruşturulması ve yargılanması sürecinde mağdur veya şüpheli tarafından sunulan beyanlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli bir yer tutar. Cinsel taciz suçu beyanı, olayın nasıl gerçekleştiğini, taraflar arasındaki ilişkiyi ve iddiaların dayanaklarını açıklamayı amaçlar.

    Cinsel taciz iddialarında beyanın içeriği, somut ve tutarlı olmalıdır. Olayın zamanı, yeri, şekli ve tekrar edip etmediği gibi hususların açık şekilde ortaya konulması, hukuki değerlendirmenin sağlıklı yapılmasını sağlar. Özellikle mağdur beyanları, delillerle desteklendiği ölçüde yargılama sürecinde belirleyici olabilir. Tanık anlatımları, mesaj kayıtları, kamera görüntüleri ve benzeri unsurlar beyanları güçlendiren deliller arasında yer alır.

    Cinsel taciz suçu beyanları yalnızca mağdur açısından değil, hakkında iddia bulunan kişi bakımından da büyük önem taşır. Savunma niteliğindeki beyanlarda, isnat edilen fiilin gerçekleşmediği, yanlış anlaşıldığı veya hukuki unsurlarının oluşmadığı ileri sürülebilir. Bu nedenle beyanların hukuki sınırlar içinde, ölçülü ve gerçeğe uygun şekilde hazırlanması gerekir.

    Uygulamada cinsel taciz suçu beyanları, ceza yargılamasının seyrini doğrudan etkileyebilmektedir. Eksik, çelişkili veya soyut beyanlar hak kayıplarına yol açabilir. Bu sebeple sürecin hukuki bilgi ve deneyimle yürütülmesi, hem mağdur haklarının korunması hem de adil yargılanma ilkesinin sağlanması açısından büyük önem taşır.




    Cinsel Taciz Suçu Beyan Dilekçesi Örneği

    .… …  CEZA MAHKEMESİ’NE,

    DOSYA NO          : …/… E.

    MÜŞTEKİ            :

    VEKİLİ                 :

    SANIK:

    SAVUNMA:

    KONU                   : Esasa İlişkin Beyanlarımızı İçerir Dilekçemizdir.

    AÇIKLAMALAR   :

    1-) Mahkemenizin … tarihli oturumunda, tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.

    2-) Henüz ….. yaşında olan müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin yakın bir arkadaşının abisi olması ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arzetmektedir. Müvekkilimiz henüz çocuk sayılabilecek bir yaşta olduğundan veçhile, sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak onun bisikletine binme ve birlikte dolaşma fikrine razı olmuş ve çocukça bir hevesle yaklaşmıştır.

    3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa o yaşta bir çocuk olan müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu sözkonusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde annesinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.

    4-) Müvekkilimiz ve yaşı ve konumu itibariyle bu durumu kaldıramayacak durumda olup, yaşanan bu olay neticesinde psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Hatta okula dahi giderken aile büyüklerinden birisinin yanında birlikte gitmesini istemektedir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.

    5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir. Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.

    SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…

    Müşteki Vekili

    İle ilgili.

  • Tapusuz Taşınmaza Yönelik Tescil İstemi Dilekçesi

    Tapusuz Taşınmaza Yönelik Tescil İstemi Dilekçesi

    Tapusuz taşınmaza yönelik tescil istemi, fiilen kullanılan ancak tapu sicilinde kayıtlı olmayan bir taşınmazın, hukuki şartların oluşması hâlinde malik adına tapuya tescil edilmesini amaçlayan bir dava türüdür. Bu tür taşınmazlar çoğunlukla kadastro görmemiş alanlarda veya geçmişten gelen fiili kullanımlara dayalı olarak ortaya çıkar. Tescil istemi, mülkiyet hakkının resmî sicile geçirilmesi bakımından büyük önem taşır.

    Tapusuz taşınmazların tescili talepleri, Türk Medeni Kanunu ve Kadastro Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Uzun süreli, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetlik, bu davaların temel dayanaklarından biridir. Taşınmazın belirli bir süre boyunca çekişmesiz şekilde kullanılmış olması, tescil talebinin kabulü açısından önemlidir. Ayrıca kamu malı niteliği taşımayan alanlar bakımından bu yol mümkündür.

    Mahkeme, tescil istemini incelerken taşınmazın niteliğini, zilyetliğin süresini ve kullanım biçimini detaylı şekilde değerlendirir. Keşif, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları bu davalarda sıklıkla başvurulan deliller arasındadır. Taşınmazın sınırları, yüzölçümü ve fiili durumunun açık şekilde tespit edilmesi gerekir.

    Tapusuz taşınmaza yönelik tescil istemi davaları, mülkiyet hakkının kazanılması açısından telafisi güç sonuçlar doğurabileceğinden titizlikle yürütülmelidir. Usule uygun açılmayan veya yeterli delille desteklenmeyen talepler reddedilebilir. Bu nedenle sürecin, alanında deneyimli bir hukukçu tarafından takip edilmesi büyük önem taşır.



    Tapusuz Taşınmaza Yönelik Tescil İstemi Dilekçesi Örneği

    …. … HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’ NE

    DAVACI                                      :

    TC KİMLİK NUMARASI                    :

    ADRES                                         :

    VEKİLİ                                        :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    ADRES                                         :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    DAVALI                                       : 1-) Hazine

    2-) Orman İdaresi

    KONU                                           :Tapusuz taşınmaza yönelik tescil istemimizden ibarettir.

    DAVA DEĞERİ                          :

    (Malvarlığına ilişkin davalarda)

    AÇIKLAMALAR                       :

    1-) … Köyünde … ve … parsellerin bitişiğindeki tarla vasfındaki dava konusu taşınmaz, tapuya kayıtlı değildir. Dava konusu taşınmaz … yılında yapılan orman kadastrosunun ve 2/B madde uygulamasının dışında bulunmakta olup orman vasfı taşımayan yerlerdendir (EK-1).

     2-) İlgili taşınmaz, …/…/… tarihli harici satış sözleşmesi (EK-2) ile … … tarafından müvekkilimize satılmış ve zilyetliği devredilmiştir.

     3-) Müvekkilimiz, aradan geçen … yıl boyunca, söz konusu yere bilfiil zilyet olmuş ve burayı ekip biçmek suretiyle taşınmazdan yararlanmıştır. Bu durum, taşınmazın bulunduğu yerde mahkemenizce gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesi ile tanık beyanları (EK-3) ile açıklığa kavuşturulacaktır.

     4-) Açıklanan nedenlerle müvekkilimiz adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğundan, dava konusu taşınmazın tescili için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER  : 4721 S. K. m. 713; 6831 S. K. m. 2. 

    HUKUKİ DELİLLER    : … Köyünde … ve … parsellerin bitişiğindeki tarla vasfındaki dava konusu taşınmaza ilişkin …/…/… tarihli harici satış sözleşmesi, orman kadastrosu haritaları, tanık anlatımları, keşif ve bilirkişi incelemesi.

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu taşınmazın müvekkilimiz adına tapuya tesciline karar verilmesini, (Dava değerine yönelik istem, “fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması” veya dava değerinin çekişmeli olup olmaması hususları; dava konusuna dair hazırlanan dilekçeye göre değişiklik arz edebilmekle birlikte, somut olayınız esas alınarak ilgili istemler değerlendirilmelidir.)yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz. …/…/…

    EK:

    1-) Orman kadastrosu haritaları.

    2-) … Köyünde … ve … parsellerin bitişiğindeki tarla vasfındaki dava konusu taşınmaza ilişkin …/…/… tarihli harici satış sözleşmesi.

    3-) Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi.

    4-) Bir adet onaylı vekaletname örneği.

    Davacı Vekili

           Av.

  • Kayyım Atanması İstemi Dilekçesi

    Kayyım Atanması İstemi Dilekçesi

    Kayyım atanması, belirli bir malın yönetimi veya bir kişinin menfaatlerinin korunması amacıyla mahkeme tarafından geçici olarak uygulanan bir hukuki koruma tedbiridir. Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen kayyımlık kurumu, kişinin kendi işlerini göremediği veya temsil edilmesinin zorunlu olduğu hâllerde gündeme gelir. Bu uygulama, sürekli değil; zorunluluk hâliyle sınırlı ve ölçülü bir müdahale niteliği taşır.

    Kayyım atanması istemi, genellikle malvarlığının yönetilememesi, temsil boşluğu oluşması, ortaklık ilişkilerinde uyuşmazlık yaşanması veya belirli bir işlemin yapılabilmesi için tarafsız bir temsilciye ihtiyaç duyulması hâllerinde talep edilir. Özellikle miras, ortaklık, şirket payları veya dava konusu malların korunması gereken durumlarda kayyım atanması hukuki güvenliği sağlamayı amaçlar.

    Mahkeme, kayyım atanması taleplerini değerlendirirken, öncelikle kayyım atanmasını gerektiren somut bir zorunluluğun bulunup bulunmadığını inceler. Kişinin veya malvarlığının korunmaya muhtaç olup olmadığı, başka bir hukuki yolun yeterli olup olmayacağı ve talebin ölçülülük ilkesine uygunluğu dikkate alınır. Kayyım atanması, son çare olarak başvurulan bir tedbirdir.

    Kayyımın görev ve yetkileri, mahkeme kararında açıkça belirtilir ve belirli bir süre veya işle sınırlı olarak düzenlenir. Kayyım, kendisine verilen yetkiler çerçevesinde hareket eder ve faaliyetleri mahkemenin denetimine tabidir. Kayyımlık sebebinin ortadan kalkması hâlinde ise kayyım görevi sona erdirilir.

    Kayyım atanması istemi, kişilerin mülkiyet ve tasarruf haklarını doğrudan etkileyen önemli bir hukuki süreçtir. Bu nedenle talebin hukuki dayanaklarının doğru belirlenmesi ve sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır.


    Kayyım Atanması İstemi Dilekçesi Örneği

    ….. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    İHBARDA BULUNAN (DAVACI)      :                                                                 TC No:

    ADRES                                                       :

    İHBARDA BULUNAN VEKİLİ          :

    ADRES                                                       :

    DAVALILAR                                           : Hasımsızdır.

    KONU                                                       : Müvekkilimiz … …’ın açacağı babalık davasında çocuğu küçük … …’ı temsil emek amacıyla kayyım atanması istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) Müvekkilimiz … …’ın nikahsız ilişki yaşadığı … …’dan ../../…. tarihinde küçük … … dünyaya gelmiştir. ….. Hastanesi’nden alınmış doğum belgesi mevcuttur.

    2-) Müvekkilimizin babalık davası açabilmesi için kanununda öngörülen 1 yıllık süre henüz dolmamıştır. Bu nedenle müvekkilimizin açacağı babalık davasında çocuğu küçük … … ile menfaatleri çatışmaktadır.

    3-) Müvekkilimiz adına açacağımız babalık davasında küçük … …’i temsil etmek için kayyım atanmasını istemek amacıyla mahkemenize işbu dilekçe ile ihbarda bulunmak zorunluluğu  tarafımızca hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                      : 4721 S. K. m. 301, 303, 426, 6100 S. K. m. 119

    HUKUKİ DELİLLER                        : 1-) Küçük … …’ın … Hastanesi’nden alınmış doğum raporu.

    SONUÇ VE İSTEM                            :Yukarıda açıkladığımız nedenler ile müvekkilimiz adına açacağımız babalık davası nedeniyle menfaatleri çakışacak olmasından dolayı küçük … …’e kayyım atanmasını mahkemenizden saygıyla bilvekale talep ederiz.  …/…/….

    EK:

    İhbarda Bulunan Vekili

    Av.

  • Evden Uzaklaştırma Kararına Uymama Nedeniyle Verilen Zorlama Hapsine İtiraz Dilekçesi

    Evden Uzaklaştırma Kararına Uymama Nedeniyle Verilen Zorlama Hapsine İtiraz Dilekçesi

    Evden uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı Kanun kapsamında aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla verilen koruyucu ve önleyici bir tedbirdir. Bu karara aykırı davranıldığı iddiasıyla, hakkında karar verilen kişi bakımından zorlama hapsi uygulanması mümkündür. Ancak zorlama hapsi, ceza değil; tedbir kararının etkinliğini sağlamak amacıyla başvurulan istisnai bir yapt attachingtir ve her ihlal iddiasında otomatik olarak uygulanamaz.

    Zorlama hapsine karar verilebilmesi için, uzaklaştırma kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması, ihlalin somut ve açık delillerle ortaya konulması ve kişinin kusurlu davranışının bulunması gerekir. Tebligatın yapılmaması, kararın kapsamının belirsizliği ya da ihlalin üçüncü kişilerden kaynaklanması hâllerinde zorlama hapsi hukuka aykırı olabilir.

    İtiraz sürecinde, ihlal iddiasının hangi fiile dayandığı, ihlalin ne zaman ve nasıl gerçekleştiği ile kararın gerekçesi ayrıntılı şekilde incelenir. Özellikle kolluk tutanakları, kamera kayıtları, tanık beyanları ve iletişim kayıtları değerlendirmede önem taşır. Ayrıca ölçülülük ilkesi gereği, ihlalin ağırlığı ile uygulanan yaptırım arasında denge bulunması gerekir.

    Zorlama hapsine itirazlar, kararı veren aile mahkemesi nezdinde incelenir. Mahkeme, dosya kapsamına göre itirazın kabulüne, zorlama hapsinin kaldırılmasına veya süresinin düzeltilmesine karar verebilir. Bu inceleme, kişinin özgürlüğünü doğrudan etkilediği için titizlikle yürütülmelidir.

    Evden uzaklaştırma kararına uymama nedeniyle verilen zorlama hapsine itiraz, temel hak ve özgürlükler açısından hassas bir konudur. Sürecin doğru gerekçelerle ve delillerle yürütülmesi, telafisi güç sonuçların önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşır.




    Evden Uzaklaştırma Kararına Uymama Nedeniyle Verilen Zorlama Hapsine İtiraz Dilekçesi Örneği

    … AİLE MAHKEMESİNE

    İTİRAZDA BULUNAN :     (TC Kimlik NO :   ) 

    VEKİLİ                            :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    ADRES                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    KONU                               : Uzaklaştırma kararına uymama nedeniyle verilen .. günlük hapis cesasına itirazlarımızdır.

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimizin eşi, …/…/… tarihinde müvekkilimizin evden uzaklaştırılması yönünde şikayette bulunmuştur. Konuya ilişkin olarak …Mahkemesi’nin … D. iş  sayılı dosyasında müvekkilin evden uzaklaştırması yönünde karar verilmiştir.

    2-) Müvekilin şikayette bulunan eşi ile müşterek çocukları .. ../../… tarhinde müvekkili arayarak derslerini anlayamadığını, ödevlerini yaparken zorlandığını bundan dolayı kendisine yardık etmesini istemiş, müvekkili yanına çağırmıştır.  Müvekkil her zaman çocuklarının isteklerine önem veren, ailesine karşı sorumluluklarının bilincinde bir babadır.  Çocuğunun kendisinden dersler konusunda yardım istemesine kayıtsız kalamamış olan müvekkil boşanmakta olduğu eşinin de bulunduğu eve gitmiştir. Eşine çocuğu aradığı için geldiğini, birlikte ders çalışacaklarını söylemiştir. Eşi de bu durumu kabullenmiş babasının müşterek çocuğun derslerinde yardımcı olması amacıyla müşterek konuta gelmesine izin vermiştir.  1-2 saat kadar çocuğuna ders çalıştıran müvekkil sonrasında müşterek konuttan olay çıkarmadan ayrılmıştır. Buna rağmen, ortada hiçbir sebep yokken davacının kendisine işbu davayı yönelttiğini öğrenmiştir.

    3-)  Kendisinin bilgisi dahilinde ortak konuta gelip müşterek çocukları ile ders çalışan müvekkile karşı yöneltilmiş bu davanın kötü niyetli olduğu ortadadır. Eldeki dava sebebiyle müvekkile .. gün zorlama hapis cezası verilmiştir. MÜVEKKİLİN SUÇ İŞLEME KASTI YOKTUR eşinin bilgisi dahilinde yanızca çocuğu ile ders çalışmak için uzaklaştırma kararına aykırı davranmıştır.

    5-) Yukarıda açıkladığımız nedenlerle,  her ne kadar müvekkil uzaklaştırma kararına aykırı hareket etmiş gibi görünse de bunu eşinin bilgisi dahilinde ve çocuğunun isteği üzerine yaptığı, suç kastı olmadığı açıktır.  Günümüz covid-19 salgın koşulları, cezaevi ortamının sağlık ve hijyen durumları göz önünde bulundurulduğunda .. gün zorlama hapsi cezasının müvekkil açısından oldukça ağır olduğu ortadadır.

    HUKUKİ NEDENLER  : 6284 S. K. m. 8, 13.

    HUKUKİ DELİLLER    : 1-  …  Mahkemesi’nin …d. işsayılı dosyası

    2-  Aile nüfus kayıtları

    3-  Mesaj dökümleri

    4- Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösteren tanık listesi

    5-…Mahkemesi’nin …/… E. …/… K. sayılı kararı

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda ayrıntısıyla açıkladığımız ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle, müvekkil hakkında.. Mahkemesi .. E- .. K. sayılı ilamı ile  hükmedilmiş .. gün zorlama hapis cezasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz

    İtiraz Eden Vekili

       Av.

  • Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi

    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi

    Maaş haczi müzekkeresi, icra takibi kapsamında borçlunun çalıştığı kuruma gönderilen ve maaşının belirli bir kısmının haczedilmesini talep eden resmi yazıdır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca maaşın tamamı değil, yalnızca kanunda öngörülen oran dahilinde haczi mümkündür. Bu sınırların aşılması veya usule aykırı işlemler yapılması hâlinde maaş haczi müzekkeresine itiraz edilebilir.

    Uygulamada en sık karşılaşılan itiraz nedenleri arasında, maaşın tamamına haciz konulması, birden fazla dosya nedeniyle yasal sınırı aşan kesinti yapılması ve borçlunun asgari geçimini engelleyecek ölçüde haciz uygulanması yer alır. Ayrıca borcun sona ermiş olması, ödeme yapılmış olmasına rağmen haczin devam etmesi ya da yanlış dosya üzerinden müzekkere gönderilmesi de itiraz sebebi oluşturur.

    Maaş haczinde temel ilke, borçlunun geçimini sağlayacak miktarın korunmasıdır. Bu kapsamda, maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir ve nafaka alacakları haricinde bu oran aşılamaz. İşverenin, icra müdürlüğünden gelen müzekkereyi bu sınırlara aykırı şekilde uygulaması da hukuka aykırılık teşkil eder.

    İtiraz sürecinde, icra dosyası kayıtları, maaş bordroları ve yapılan kesintilere ilişkin belgeler önem taşır. İcra müdürlüğü veya icra mahkemesi, yapılan inceleme sonucunda müzekkerenin düzeltilmesine, haczin kaldırılmasına veya kesinti oranının yasal sınıra çekilmesine karar verebilir.

    Maaş haczi müzekkeresine itiraz, borçlunun ekonomik varlığını ve temel yaşamını doğrudan etkileyen bir konudur. Bu nedenle sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması için hukuki destek alınması büyük önem taşır.


    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi Örneği

    …  …… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

    DOSYA NO: ……./…….. E.

    CEVAP VEREN 3. ŞAHIS :

    VEKİLİ :

    BORÇLU :

    ALACAKLI :

    VEKİLİ :

    KONUSU : Maaş haczi müzekkeresine cevabımızdır.

    AÇIKLAMALAR : Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından borçlu ……………. hakkında gönderilen maaş haczi müzekkeresi müvekkil şirkete ………. tarihinde tebliğ olunmuştur.

    Dosyanız borçlusu ………., ……………. tarihi itibarı ile işten ayrılmış olup, müvekkil şirketten herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığından, maaş haczi kesintisi talebiniz yerine getirilememiştir.

    Gereğini vekaleten talep ederim.   ………………………………

    Vekili Av. ………………………

  • Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi

    Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının belirli bir kısmını infaz ettikten sonra kalan süreyi ceza infaz kurumu dışında geçirmesine imkân tanıyan bir infaz kurumudur. Ancak bu haktan yararlanan kişinin, yükümlülüklere aykırı davranması veya yeniden suç işlemesi hâlinde koşullu salıverilmenin geri alınması gündeme gelebilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu ise hukukun tanıdığı önemli bir güvencedir.

    Koşullu salıverilmenin geri alınması, hükümlünün denetim süresi içerisindeki davranışlarına bağlı olarak değerlendirilir. Denetim yükümlülüklerinin ihlali, kasıtlı bir suç işlenmesi ya da mahkemece belirlenen şartlara uyulmaması bu kapsamda ele alınır. Ancak her ihlal, koşullu salıverilmenin otomatik olarak geri alınmasını gerektirmez. İhlalin ağırlığı, sürekliliği ve hükümlünün kusur durumu dikkate alınmalıdır.

    İtiraz sürecinde, geri alma kararının hukuka uygun olup olmadığı ayrıntılı şekilde incelenir. Kararın yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı, savunma hakkının kullanılıp kullanılmadığı ve ölçülülük ilkesine uygunluk önemli değerlendirme ölçütleridir. Ayrıca, ihlalin zorunlu bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı da itirazda ileri sürülebilir.

    Koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin itirazlar, infaz hâkimliği tarafından değerlendirilir. Hâkimlik, dosya kapsamını inceleyerek kararın kaldırılmasına, düzeltilmesine veya itirazın reddine karar verebilir. Bu süreç, hükümlünün özgürlüğünü doğrudan etkilediğinden son derece hassas bir nitelik taşır.

    Bu tür itirazların doğru gerekçelerle ve süresi içinde yapılması, telafisi güç sonuçların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Sürecin uzman bir hukukçu tarafından takip edilmesi, hak kayıplarının önüne geçilmesine katkı sağlar.




    Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi Örneği

    ……………………………..’ NE;

    DOSYA NO                      :  …/… E.

    SANIK                              : 

    MÜDAFİİ                         :

    KONU                               :

    A Ç I K L A M A L A R

    1-) Müvekkilimiz hakkında ….. Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarih ve …./…. E. …./… K. sayılı dosyası ile verilen …/…/…. tarihinden itibaren şartlı tahliye edilmesine dair karar, müvekkilin …/…/…. tarihinde işlemiş olduğu başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiştir.

    2-) Müvekkilimizin şartla tahliye kararına konu ceza süresi … ay … gün olup bihakkın tahliye tarihi …/…/… tarihidir. Şartla tahliye kararının geri alınmasına neden olan kasıtlı suçun bihakkın tahliye tarihinden sonra …/…/…tarihinde işlenmesi nedeniyle şartla tahliye kararının geri alınması şartları oluşmadığından aynen infaz kararı verilemeyecektir.

    3-) Belirtilen sebeple şartla tahliyenin geri alınması kararının tekrar incelemeye alınmasını müvekkil adına vekaleten talep ederiz. …/…/…

    EKLER:

    1-) … Mahkemesi …./…. E. …./… K. sayılı dosyası

    2-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Hükümlü Müdafii

                                                                                                                           Av.

  • Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi

    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi

    Avukatlık Reklam Yasağına Aykırılık ve Şikâyet Süreci

    Avukatlık mesleği, güven ve itibar esasına dayanan kamu hizmeti niteliğinde bir faaliyettir. Bu nedenle avukatların reklam yapması, Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları ile sıkı şekilde sınırlandırılmıştır. Avukatlık reklam yasağı, haksız rekabetin önlenmesi ve mesleğin saygınlığının korunması amacıyla düzenlenmiştir.

    Reklam yasağına aykırılık; avukatın kendisini, bürosunu veya sunduğu hizmetleri tanıtıcı, övücü ya da karşılaştırmalı şekilde kamuoyuna sunması hâlinde gündeme gelir. İnternet sitelerinde abartılı ifadeler kullanılması, sosyal medya üzerinden sonuç garantisi verilmesi, “en iyi”, “en başarılı” gibi meslek etiğine aykırı tanımlar yapılması bu kapsamda değerlendirilir. Ayrıca ücret vaadi, dava kazanma garantisi veya yönlendirici reklam faaliyetleri de yasaklanan davranışlar arasındadır.

    Avukatlık reklam yasağına aykırı davranışlar, ilgili avukatın bağlı bulunduğu baroya şikâyet konusu yapılabilir. Baro, yapılan başvuru üzerine ön inceleme yaparak iddiaların meslek kurallarına aykırı olup olmadığını değerlendirir. Gerekli görülmesi hâlinde disiplin soruşturması başlatılır ve avukattan savunma istenir.

    Disiplin incelemesi sonucunda, reklam yasağının ihlal edildiği tespit edilirse uyarma, kınama, para cezası veya geçici meslekten men gibi yaptırımlar uygulanabilir. Şikâyetin dayanaksız bulunması hâlinde ise dosya işlemden kaldırılır. Bu süreçte delillerin somut, açık ve hukuka uygun olması büyük önem taşır.

    Avukatlık reklam yasağına ilişkin şikâyetler, bireysel menfaatten ziyade mesleki düzenin ve kamu güveninin korunmasını amaçlar. Bu nedenle sürecin mevzuata uygun, bilinçli ve ölçülü şekilde yürütülmesi hem başvuran hem de meslek disiplini açısından önemlidir.




    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi Örneği

    … BAROSU BAŞKANLIĞI’NA

    ŞİKAYET EDEN :

    ŞÜPHELİLER     : www.avukat.av.tr sitesi sorumluları

    SUÇ                       :1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 55 ve 164. Maddelerine, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9.maddesine aykırılık

    SUÇ KONUSU :Avukatlık reklam yasağına aykırı olarak faaliyet gösteren internet sitesi

    AÇIKLAMALAR: Bilindiği üzere Avukatlık mesleği ticari faaliyet niteliğinde olmayıp, Anayasamızın 135.maddesi gereği  Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek kuruluşlarına bağlı olarak görevini ifa eden kamu görevi niteliğindedir.

    1136 SAYILI KANUNU Madde 55: Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tebalalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmeliklerle belirlenir.

    Türkiye Barolar Birliği Reklam Yönetmeliği Madde 9/3-c: İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesinde veya kendi sitesinden başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    İnternet ortamında Google arama motorunda yapılan Bursa En İyi Avukat, Bursa Avukat, Bursa Boşanma, Bursa Ceza gibi ifadeler yazıldığında www.avukat.av.tr web sitesi çıkacak şekilde internet ortamında reklam verilmiştir.

    İlgili internet sitesine girildiğinde çok açıkça görüleceği şekilde, ÜCRETSİZ DANIŞMA bölümü mevcuttur. Bu tür ücretsiz verilen hukuki danışmanlıklar mesleki etik kurallarına aykırı olduğu gibi Avukatlık Kanunu madde 164’e de aykırıdır.

    İnternet ortamında Google arama motorlarında en başta ve en üstte çıkmak için paralar yatırarak tıklanmanın sağlanması, yatırılan para karşılığında üste çıkma, paralı üste çıkma sebebiyle tıklanma nedeniyle yine üste çıkartılması, sosyal paylaşım hesapları ara yüzlerine gizli kelimeler koyarak paralı öne çıkarma yapılmasının Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği ile bağdaşmadığı aşikardır.

    HUKUKİ AYKIRILIKLAR:

    • 1136 sayılık Avukatlık Kanunu’nun 55/1 numaralı maddesinde ‘reklam yasağı’ düzenlenmiştir. Buna göre; Avukatların iş elde etmek

    için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat ünvanı ile akademik unvan kullanmaları yasaktır.

    • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/4 numaralı maddesinde, Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-a numaralı maddesinde, (Değişik: RG 7/9/2010-27695)5 Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi, baro ve Türkiye Barolar Birliği seçimlerine yönelik oy verecek üye ve delegeleri kendileri ve diğer adaylar hakkında bilgilendirme gibi bilgilerin bulunmasını sağlar,
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-b numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; “adı ve soyadı”, “avukatlık ortaklığı unvanı”, ”avukatlık bürosu unvanı”, “bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro” “avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak” dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz,

    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-c numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,

    1)Avukatlık kanununa aykırı danışmanlık hizmeti veren www.avukat.av.tr sitesinin yayından kaldırılmasına,

    2)Şüpheliler tespit edilerek haklarında eylemlerine uyan Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 12 hükümlerince gerekli soruşturmanın yapılarak, gereğinin yapılmasını saygılarımla talep ve arz ederim. ../../20..

  • Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi

    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi

    Avukatlar, mesleklerini icra ederken Avukatlık Kanunu’na, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na ve meslek etiğine uygun davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklere aykırı hareket eden avukatlar hakkında, bağlı bulundukları baroya şikâyet yoluna başvurulabilir. Baroya yapılan şikâyetler, avukatın disiplin sorumluluğunun incelenmesini amaçlayan idari nitelikte başvurulardır.

    Avukatı baroya şikâyet etme sebepleri somut ve ciddi olmalıdır. Müvekkil ile iletişimsizlik, dosyanın takipsiz bırakılması, mesleki özenin gösterilmemesi, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, etik dışı davranışlar veya müvekkile karşı güven sarsıcı tutumlar bu kapsama girer. Ancak her memnuniyetsizlik disiplin ihlali sayılmaz; değerlendirme, meslek kuralları çerçevesinde yapılır.

    Şikâyet sürecinde baro, öncelikle iddiaları ve sunulan delilleri inceler. Gerekli görülmesi hâlinde avukattan savunma istenir ve disiplin soruşturması başlatılır. İnceleme sonucunda uyarma, kınama, para cezası, geçici meslekten men veya sürekli çıkarma gibi disiplin yaptırımları uygulanabilir. Şikâyetin haksız veya dayanaksız olması hâlinde ise işlem yapılmayabilir.

    Avukatı baroya şikâyet, tazminat veya dava açma yolundan farklıdır. Baro süreci, zararın giderilmesini değil, mesleki disiplinin sağlanmasını hedefler. Bu nedenle maddi zarar iddiaları ayrıca hukuk mahkemelerinde ileri sürülmelidir.

    Şikâyet sürecinin doğru şekilde yürütülmesi, somut olayların açık ve belgeli olarak ortaya konulması büyük önem taşır. Hukuki sürecin bilinçli şekilde yönetilmesi, hem başvurunun ciddiyetini artırır hem de olası hak kayıplarının önüne geçer.




    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi Örneği

    …….. BAROSU BAŞKANLIĞI’NA,

    ŞİKAYET EDEN            :

    ŞİKAYET EDİLEN

    AVUKAT                         :

    BARO SİCİL NO            :

    ŞİKAYET KONUSU      :….. isimli ve ….sicil Nolu avukatın meslek kurallarına aykırı

    hareketi sebebiyle şikayetimizdir.

    ŞİKAYET NEDENLERİ:

    1-) …. Barosu’na …. sicil No’su ile bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekte olan avukat….……’ya tarafımca boşanma davamı takip etmek üzere …./…/…. tarihinde vekalet verilmiştir. (EK-1)

    2-) Vekalet görevini üstlenmiş olduğu …. Aile Mahkemesinin …. sayılı boşanma davasında vekalet ücretini peşinen almış olmasına rağmen davamı gereği gibi takip etmediği gibi, dava sonuçlanmış olmasına rağmen dosyanın ayrıca temyize Yargıtay’a göndereceğini söyleyerek ek olarak ….. TL. daha almış ve haksız menfaat temin etmiş bulunmaktadır. (EK-2)

    3-) Bunun üzerine kendisini …… Noterliğinin ….yevmiye numaralı azilnamesiyle vekilliğimden azletmiş bulunmaktayım. (EK-3)

    4-) Açıklamaya çalıştığım nedenlerle; ilgili avukat hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet etme zarureti tarafımızca hasıl olmuştur.

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle; şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılmasını saygıyla talep ederim. …/…/…

    Şikayet Eden

                                                                                                           ……………..

    EKLER:

    1-) …/…/… tarihli vekaletname örneği

    2-) Ödeme makbuzları,

    3-) …/…/… tarihli azilname

  • Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi

    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi

    Trafik cezalarının hukuka uygun şekilde uygulanabilmesi için ilgili cezanın muhatabına usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi zorunludur. Tebligat yapılmadan ya da hatalı tebligatla kesinleştiği iddia edilen trafik cezaları, kişilerin savunma ve itiraz hakkını doğrudan ihlal eder. Bu nedenle tebliğ edilmeden kesinleşen trafik cezalarına karşı itiraz yolu açıktır.

    Karayolları Trafik Kanunu ve Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, trafik cezasının öğrenilmesi ile tebliğ edilmesi farklı kavramlardır. Kişinin e-Devlet üzerinden veya banka borç sorgulamalarında cezayı görmesi, usulüne uygun tebligat yerine geçmez. Tebliğ yapılmadan cezanın kesinleşmiş sayılması, hukuka aykırı bir durum oluşturur.

    Uygulamada sıklıkla, plaka üzerinden kesilen trafik cezalarının adres değişikliği, hatalı adres bildirimi veya hiç tebligat yapılmaması nedeniyle ilgilisine ulaşmadığı görülmektedir. Bu gibi durumlarda kişi, cezadan ancak icra aşamasında ya da ödeme sırasında haberdar olmaktadır. Bu durum, itiraz süresinin fiilen kullanılamamasına yol açar.

    Tebliğ edilmeden kesinleştiği iddia edilen trafik cezalarına karşı yapılan itirazlarda, öncelikle tebligatın usulsüz olduğu veya hiç yapılmadığı ortaya konulmalıdır. PTT kayıtları, tebligat evrakları ve nüfus adres bilgileri bu aşamada önem taşır. Mahkeme veya sulh ceza hâkimliği, tebligatın hukuka aykırı olduğunu tespit ederse cezanın iptaline karar verebilir.

    Bu tür itirazlar, hem idari para cezasının kaldırılması hem de haksız yere uygulanan faiz ve icra işlemlerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır. Sürecin doğru ve etkili yürütülmesi için hukuki destek alınması hak kaybı riskini azaltır.




    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi Örneği

    NÖBETÇİ (…) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE,

    İTİRAZ EDEN                                    :

     TC KİMLİK NUMARASI               :

    ADRES                                                  :

    VEKİLİ                                                 :

     ADRES                                                :

     İTİRAZA KONU TUTANAĞIN

    DÜZENLEME TARİHİ                   :

     TUTANAĞIN

    TEBELLÜĞ TARİHİ                       :

     KONU                                                 : …..Trafik Denetleme Şube’nin …/…/… Tarihli  ve ………… Seri Numaralı Trafik Ceza

    Tutanağında Yazılı Para Cezasının İptali İstemimizi İçerir Dilekçemizden İbarettir.

    A Ç I K L A M A L A R                            

    1-) Müvekkilimize ait ………… tescil plakalı motosikletiyle ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 51. maddesine istinaden “Hız sınırlarına uymama suçu”nu işlendiği gerekçesiyle gıyabında kesilen toplam ………… -TL bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenmiştir.

    2-) Müvekkilimiz Gelir İdaresi Başkanlığına ait internet sitesi üzerinden … yılı Motorlu Taşıtlar Vergisine ilişkin sorgulama yaparken bu trafik cezasından haberi olmuş; tarafına herhangi bir tebliğ yapılmadığından suçun içeriği ile ilgili bir bilgisi de bulunmamaktadır.

    3-) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca “Trafik idari para cezası karar tutanaklarının tebliği,  5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20nci maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımı süreleri içerisinde yapılır.”

    Ancak yasal süre içerisinde müvekkilimize söz konusu cezaya ilişkin olarak herhangi bir tebligatta bulunulmamıştır.

    4-) Yukarıda açıklanan nedenlerle mevzuata aykırı olarak, tebliğ edilmesi gerektiği halde tebliğ edilmeden kesinleştirilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 2918 S. K. m. 51, 116; Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve                                                                           Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 10

    SONUÇ VE İSTEM                     : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle itirazımızın kabulü ile mevzuata aykırı olarak düzenlenen ….-TL para cezasının iptaline karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale talep  ederiz.  …/…/…

    İtiraz Eden Vekili

     Av.